Gündem kategorisinde yer alan içerikler
Enerji Afeti 5
“Vahşi nehirleri devasa barajlar aracılığıyla yok etmek, insanlığın enerji ihtiyacına bulduğu yanlış çözümlerin en açık seçik olanlarından biri. Modernite bu ihtiyacı gereksiz derecede abartıyor; elektrik üretimi de genellikle çok ciddi bir olumsuz ekolojik etki yaratıyor ve bu enerjinin nasıl fuzuli ve manasız biçimde kullanıldığıysa hayret verici. İnsanlık tarihindeki bu noktada gerçekten ölüm kalım meselelerine kör ve sağır kalma yetimiz en önemli özelliklerimizdwn biri haline gelmiş durumda. ” Juan Pablo Orego
Enerji Afeti 4
"Ekolojik kriz iki gövdesi olan bir ağaç gibi düşünülebilir. Gövdelerden biri, atmosferde birikerek ısıyı hapseden gazlar aracılığıyla dünyaya yaptıklarımızı temsil ediyor; onu izleyerek kuraklıklarla, sellerle, asitlenen okyanuslarla, yok olan mercanlarla ve tükenip giden canlı türleriyle karşılaşıyoruz. Diğer gövde ise, toksik kirleticilerle gezegenimizin kimyasını bozarak kendimize ve diğer canlılara yaptıklarımızı temsil ediyor. Her iki gövdenin de kokünde fosil yakıtlara olan ekonomik bağımlılığımız var; esas olarak kömüre (bitkisel fosiller) ve petrole (hayvansal fosiller) bağımlyız." Sandra Steingraber
Enerji Afeti 3
“Güneybatı Virginia’da düpedüz savaş alanında yaşıyoruz. Dağları havaya uçurmak için günde üç buçuk milyon pound, yani 1500 tondan fazla, patlayıcı kullanılıyor, her gün... Toplumumuzu, evlerimizi dinamitliyor, bizi zehirliyor, yıldırmaya çalışıyor. Yoksulluğu o kadar önemsemiyorum, ama dinamitlenmiş ve zehirlenmiş olmayı önemsiyorum. Ölü bir gezegende hiç kimse için iş yok.” Juddy Bonds
V: Vahşi
Vahşi (isim, sıfat): İçgüdü, Saldırganlık, İd, Özgürlük, Eğitilmemişlik, Doğallık, İlkel, Kapitalizm
Bir kaplan ya da ilkel (!) kabile üyesi mi vahşi yoksa çevreyi yok eden, ırklar ve etnisiteler arasında ayrım yapan, savaşlar çıkarıp kendi türünün mahfına neden olan medeni (!) insan mı? "Kim vahşi?" sorusunun gittiği yerlerde dolaşıyoruz.
Enerji Afeti 2
“Dünyanın kömür rezervi enerji meselesini daha da içinden çıkılmaz hale getiriyor, çünkü bize sahte bir güven duygusu veriyor; ‘eğer doğal gaz ve petrol biterse hemen kömüre geçeriz; temiz kömürün yolunu bulursak, ucuz ve bol bir enerji kaynağımız olur,’ diye bakıyoruz. Gerçekte ise, karşı karşıya olduğumuz çifte bela; tükenmekte olan petrol ve gittikçe yaklaşan küresel iklim değişikliği bizi modern yaşamımızı yeniden şekillendirmeye zorlayacak. Daimi kömür bağımlılığımızın en korkunç yanı akciğerlerimize, dağlarımıza ve hatta iklimimize yaptıkları değil, zihnimize yaptığı şey; düşünce şeklimizi değiştirmemize ihtiyaç olmadığı yanılsamasını sürdürmemize neden oluyor.” Jeff Godell
Enerji Afeti 1
Modern tekno-endüstri toplumu, -esas olarak fosil yakıtlardan sağlanan, ucuz ve kesintisiz, her an kullanıma hazır muazzam bir güçle- yani enerjiyle çalışır. 1800’lerde, Endüstri Devrimi’nin henüz başlarındayken dünyada insan nüfusu kabaca 1 milyar kadardı. Bu sayıya ulaşabilmek, bir tür olarak başlangıçtan itibaren tüm ömrümüzü almıştı. Sadece sonraki iki yüzyıl içindeyse, sayımız 7 mislinden fazla, kişi başına enerji tüketimimiz de 30 katı arttı. Belli ki bir tür olarak, nüfusumuzun artışını ve ekonomik büyümeyi sağlayacak enerji kaynaklarını kullanmak konusunda müthiş bir zekâya sahibiz. Ama bunun maliyeti nedir? Enerji sektörü, dünyada tarım dışında, herhangi bir faaliyetten çok daha büyük bir alanı kullanıyor ve etkiliyor. Öyle görünüyor ki, bu uğurda yapamayacağımız hiçbir şey yok, hiçbir toprak parçası enerji üretimi için sömürülemeyecek kadar kıymetli değil. Bir yandan bütün dünyada toprak parçaları daha fazla enerji ve yakıt için çılgınca bir telaşla harap edilirken, gezegende milyarlarca insan hâlâ daha sağlıklı bir yaşam ve daha iyi bir gelecek için kullanabileceği bu enerji kaynaklarına erişemiyor.
Yitik Yaban 12
“Dünyayı paylaştığımız 250 bin tür bitkinin dörtte üçü üremek için yaban polen taşıyıcılara ihtiyaç duyuyor. Nerede yaşıyorsanız yaşayın, etrafınıza baktığınızda gördüğünüz hayat, bu polen taşıyıcıların mühendisliğinde gelişen bir hayattır. Sonra etrafınıza şöyle bir daha bakın ve ıstırapı çekmekte olan dünyayı görün. Bal arıları bu yaban polen taşıyıcıların tarımımıza katkı sağlama görevini üstlenmiş olabilirler ama geri kalan 249 bin 900 tür bitkinin çiçek açmasını sağlamak için ellerinden gelen pek bir şey yok onların da. Bu yerli böceklerin görevi. Henüz ilk baktığınızda göremediğiniz bir tehlike mevcut, o da bu böcek türlerinin neslinin de üç büyük tehlikenin kıskacında olduğu; habitat kaybı, tarım ilaçlarından kaynaklanan zehirlenme ve egzotik, dışarıdan gelen türler.” Rowan Jacobsen
Yitik Yaban 11
“Belki küresel ısınmaya uyum sağlayabiliriz, hatta belki karadaki canlıların kitlesel olarak yok olmasına rağmen hayatta kalmayı da becerebiliriz. Ama benim ekolojik bir gerçek olarak bildiğim bir şey var; o da okyanusları öldürürsek bizim de öleceğimiz.” Kaptan Paul Watson
İklim Matematiğini Yeniden Hesaplamak
İnsanlığın geleceği aritmetiğe bağlı. Perşembe günü yayınlanan yeni bir çalışmadaki rakamlarsa şimdiye kadar karşılaştıklarımızdan da hayırsız bir alamet.
Yitik Yaban 10
Elbette ki insanların kaderi ile hayvanların kaderi aynıdır. İkisini de aynı son bekliyor: Biri nasıl ölüyorsa, öteki de öyle ölüyor. Hepsi aynı soluğu taşıyor. Kitab-ı Mukaddes, Vaiz 13:9
U: Uyku
Uyku (isim): Kaçış, Farketmeme, Kandırılma, Körlük, Keyif, Dinlenme
Dinlendirici uykudan çevrede olup bitenleri görmeme körlüğüne, uykunun türlü tanımı arasında bir gezinti...
Peter Linebaugh ile Müşterekler ve Ortaklaşma Kavramları Hakkında Bir Söyleşi
Cuma Adlı Adamlar'da bu hafta tarihçi ve yazar Peter Linebaugh'la yaptığımız bir söyleşiyi biraz gecikmeli olarak yayınladık. Peter Linebaugh "Müşterek Aalanlar" başlıklı bir konferans için Haziran ayında İstanbul'daydı, kendisiyle konferansın kapsamıyla çok yakından ilgili olan son kitabından yola çıkarak - Stop, Thief!: The Commons, Enclosures, and Resistance-, müşterekler, ortaklaşmak, kamusal alan kavramları ve çitlerle çevrelenen müşterek alanlar, kapitalizm ve müştereklerimizi korumak için direnişin çeşitli yolları hakkında konuşmuştuk.
Yitik Yaban 9
“Hayvanlara dair anlayışımızda başka türlü, daha bilgece ve belki daha mistik kavramlara ihtiyacımız var… Hayvanlar kardeşlerimiz ya da bizim emrimize amade canlılar değiller; onlar başka bir ulustur, zaman ve hayat anının içinde bizimle beraber var olan canlılardır sadece. Dünyanın saltanatının ve ezasının mahpuslarıdır onlar da, yani bizim hapishane yoldaşlarımızdır.” Henry Beston
İyilik Peşinde Koşmaya Var mısın?
Bu seneki İstanbul Maratonu'nda TEMA için koş, çocukların Ağaç Kardeşi ol. Sen koştukça çocuklar kazanacak. Yeşil Dalga'da TEMA Vakfı'nın Adım Adım STK sorumlusu Emel Pinhas ile Adım Adım'ı ve Ağaç Kardeşliği projesini konuştuk.
Yitik Yaban 8
“İnsanın hayvanlarla, çiçeklerle, yaratılmış diğer canlılarla ilişkilerinde şimdilik çok da algılanmayan ama eninde sonunda aydınlığa kavuşacak olan müthiş bir etik ahlak vardır; bu ahlak insan ahlakını belirleyecek ve tamamlayıcısı olacaktır.” Victor Hugo
Yitik Yaban 7
"Doğada artık 3500’den daha az kaplan (Panthera tigris) yaşıyor, tarih boyunca var olan nüfuslarından yüzde yedi azlar artık… Kaplanlarla beraber bu gezegenin en sevilen hayvanlardan birinin yavaş yavaş yok oluşuna tanık oluyoruz, bir seferde tüm bir nüfus yok oluyor." Elizabeth L. Bennett
Yitik Yaban 6
Beyin Görüntüleme ile 'Zihin Okumak'
Bilkent Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Tolga Çukur’la beyin görüntülemede çığır açacak çok ilginç bir soruyu tartıştık: Beyin sinyallerinden yola çıkarak bir kişinin zihninden neler geçmekte olduğunu yeniden yapılandırabilir, ortaya çıkartabilir miyiz?
T: TOPRAK
Toprak (isim):
Verim, doğurganlık, istila, fetih, kan, kutsiyet, mezar, hayat kaynağı, ürün, başlangıç, son
Kanımızın son damlasına kadar savunduğumuz toprağı, içine girmeden önce kan vermeden kan almadan, korumak, paylaşmak mümkün mü sorusunu sorarken vardığımız sözcükler bunlar oldu.
Yitik Yaban 5
“Bir ülke ormanlarını kesebilir, topraklarını erozyona uğratabilir, yeraltı su tabakasını kirletebilir ve yaban hayvanlarını ve balık yataklarını sömürerek avlanabilir ama ülkenin geliri bu değerler yok oldukça etkilenmez. Fakirleşme gelişim sanılıyor.” Robert Repetto
Yitik Yaban 4
“Dev göktaşı çarpmaları ya da benzer felaketler dışında, Dünya daha önce hiç günümüzde var olan insan kaynaklı bu yıkıcı güç gibi bir güçle karşı karşıya kalmamıştı. Aşırı nüfus artışının ve bu yüzyıl içinde Dünya’daki türlerin yarısının yok olmasına sebep olabilecek savurgan tüketim anlayışımızın yarattığı bir darboğazdayız.” E. O. Wilson
Yitik Yaban 3
“Sanki okyanus yeteri kadar önemli değilmiş gibi, sanki bu kadar büyük değilmiş gibi ya da o kadar büyük ki kendi başının çaresine bakabilir ve bizler hiçbir şekilde ona zarar veremezmişiz gibi, dünyayı kurtarmak için neler yapmamız gerektiğine dair hep merkeze karayı alan bir anlayış hâkim. Öyle olmadığını öğreniyoruz ...” Sylvia Earle
Yitik Yaban 2
“20. yüzyıl boyunca insan nüfusunun katlanarak artmasının biyoçeşitlilik üzerindeki etkisi tüm diğer faktörlerin etkisinden daha fazla.” Sir David King
Yitik Yaban 1
Hızla artan insan sayısı ve insanın bencil davranışlarının diğer türleri yok oluşa sürüklemesi, yürüdüğümüz yolun sürdürülemez ve aynı zamanda da etik dışı bir yol olduğunun en belirgin göstergesi. Bilimsel olarak tanımlanmış türlerin yüzde 95’i koruma statüleri için henüz analiz edilmemişken, yerküredeki tehlike altındaki türlerin durumunu takip eden IUCN (Uluslararası Doğa Koruma Birliği) 20 bin farklı türün neslinin tükenmesi riskiyle karşı karşıya olduğumuzu söylüyor. Pek çok farklı organizma hakkında elimizde görece olarak sınırlı bilgi bulunduğunu düşünürsek ve birçok bilimsel çalışmanın da biyoçeşitlilik kaybının hızlanarak arttığını gösterdiğini göz önünde bulundurursak, nesli tükenmek üzere olan tür sayısının çok daha fazla olduğunu söyleyebiliriz. İnsanlığın doğal hayatı böylesine istismar etmesi yeni bir şey değil lakin yedi milyardan fazla gelişmiş teknoloji kuşanmış insanın saldırısı – balık dolu deniz tabanını tarayan trollerden, yabani türlerin iç salgılarını bozup üremelerini olumsuz yönde etkileyen kimyasallara, fildişi için filleri öldüren vahşi avcılara kadar - insanlık tarihinde şimdiye kadar gerçekleşmiş her tür saldırıdan daha ölümcül.