Sanat Uzun, İlham Sonsuz
Bellek, unutma ve demans
5 Eylül 2016’da bellekten, hatırlama, unutma ve demanstan ve sanattaki görünümlerinden konuşuluyor. Dali’nin belleğin kalıcılığı ve görelilik kuramı ile kurduğu ilişki ile başlayıp onun belleğin görsel sunumu olarak yorumlanan “Belleğin Azmi” adlı tablosu, Marcel Proust’un hatırlama ve bellek açısından önemi üzerinden bellek, unutma ve yeniden inşa süreci tartışılıyor. Milan Kundera’nın Gülüşün ve Unutuşun Kitabı, filmler, Müzehher ve Ekrem Güyer ile Asaf Halet Çelebi ile unutma üzerine sohbet sürüyor.
Ütopya–Distopya Arasında: Herland, Gattaca ve Sanatta Umut
Bu kez sanatçıların gözünden ütopya ve distopyayı: "Herland" ve "Gattaca" ile ressam Leonora Carrington ve Emel Şahinkaya'nın şiddet ve huzur gerilimini konuşuyoruz.
Björk'ün içsel ütopyası, Italo Calvino'nun görünmez kentleri her zamanki gibi Türkiye'den akademik çalışmalar, Kemal Kurkut'un trajik hikayesinden öjeni temasının sinema ve edebiyattaki yansımalarına kadar geniş bir yelpazede, ütopyanın distopyaya dönüşüm anları ve sanatçıların bu gerilimde nasıl umut yarattıklarını keşfediyoruz.
Yolda olmak
12 Eylül 2016 tarihli programda, bayram nedeniyle daha çok müzikler dinleyip “yolda olma” metaforuyla örnekler veriliyor: Her zamanki programlara kıyasla ve az konuşulsa da Cervantes, Jules Verne, Jonathan Swift, Daniel Defoe, Edgar Allan Poe, Herman Melville, Tom Robbins Mary Doria Russel, Douglas Adams’ın yolları örnekleniyor. Yolun ve tatilin tadını çıkarabilmek, David Lynch’in yol draması “Straight'in Hikayesi”, Simurg, öyküsü olmayan, kayıt altına alınan yolculuklar müzik eşliğinde konuşulan diğer konular.
Distopyalar içinde yaşanan zamanın kaygılarını yansıtan aynalar mı?
Distopyaların karanlık dünyasına dalıyor, Orwell'in 1984'ünden başlayarak totaliter rejimlerin dil üzerinden düşünce kontrolünü, Huxley'nin Cesur Yeni Dünya'sında mutluluk ilacı "soma" ile görünmeyen zincirleri, Atwood'un Damızlık Kızın Öyküsü'nde kadın bedeninin üreme aracına indirgenmesini konuşuyoruz. Ayrıca distopik temaların sinemadaki yansımalarına bakıp, yaşlı nüfusun yok edilmesi, tüketimin din haline gelmesi, kadınların doğurganlığı üzerindeki devlet kontrolü gibi konular ele alınıyor. Distopyalar içinde yaşanan zamanın kaygılarını yansıtan aynalar mı ve aslında uyarıcı kabuslar mı sorularına cevap arıyoruz.
Bellek, unutma ve demans-II
19 Eylül 2016 günü yapılan bu sohbet aslında iki önceki programın devamı. Yine edebiyat kuramcısı, akademisyen Burcu Alkan programın konuğu. Yarım bırakılan yerden belleğin formları, Umberto Eco’nun bellek ile derdi, “Kraliçe Loana’nın Gizemli Alevi” romanı ve Willem de Kooning üzerinden demansta oluşan kaybın görsel sanatlardaki yansımaları konuşuluyor. de Kooning’in şaşırtıcı sanat öyküsünün biyolojik açıklaması, Murat Gülsoy’un Nisyan romanı yine belleğin bileşenlerine göre değerlendiriliyor. Gabriel García Márquez ve “Yüz Yıllık Yalnızlık” ile Jonathan Swift de var…