Antroposen Sohbetler
Anadolu’da biyoçeşitlilik
Antroposen kavramının toplumsal inşası
Antroposenin Tabiat Yazınına Etkileri - Buket Uzuner’le Söyleşi
Gündelik totalitarizm: Gündüz Vassaf ile "Cehenneme Övgü"ye bugünden bakmak
Antroposenle yüzleşme: Yoksulluk neden ve nasıl yaygınlaşır?
Biyoçeşitliliği özgürlük denklemine almak: Daron Acemoğlu ile “Dar Koridor” teorisine farklı bir bakış
Türkiye'nin gölleri ve iç sulak alanları
Sulama yöntemleri, değişen tarımsal uygulamalar, kuraklık ve değişen yağış rejimi sebebiyle göllerimiz sularını kaybediyor. Su seviyesi düşüp derinlik azaldıkça, buharlaşma tetikleniyor. Raporlar, Türkiye’nin göllerinden yarıdan fazlasını kaybettiğini gösteriyor. “Türkiye’de bulunan 300’e yakın irili ufaklı doğal gölün yüzde 60’ı kurudu.” Türkiye’nin neredeyse tüm göl alanları kirlilik nedeniyle doğal dokusunu kaybetmiş durumda. Doğal göller ve sulak alanlarda su miktarıyla beraber su kalitesi de azalıyor, ayrıca biyolojik çeşitlilik tehdit altına giriyor. Konuyu Prof. Dr. Meryem Beklioğlu ile konuşuyoruz.
“Anadolu kendi doğa tarihine ne kadar yabancı?”
Jeoloji Mühendisi Gönenç Göçmengil ile bu soru ve bu soru kapsamında Anadolu’da 200 yıldır Doğa Tarihi Müzesi kurulmasına yönelik başarısız girişimler üzerine de konuşuyoruz.
Sürdürülebilirlik kavramını yaşama nasıl taşıyabiliriz?
“Sürdürülebilirlik kavramını yaşama nasıl taşıyabiliriz?” sorusunu, İğneada’da hayat bulan ÖTE’nin kurucularından Tuba Gürcan'la tartışıyor ve ÖTE’nin hikâyesini konuşuyoruz.
Antroposen Çağ'da nerede durmalıyız?
Konuğumuz Kadir Has Üniversitesi öğretim üyesi Deniz Gündoğan İbrişim ile 'Antroposen Çağ'da nerede durmalıyız?' ve 'Antroposen Çağ'da nereye doğru yönelmeliyiz?' soruları üzerine konuşuyor ve ayrıca biyoçeşitlilik bileşenleriyle kurmamız gereken empatiden yola çıkarak 'Yeni Ekoloji' kavramı üzerine de tartışıyoruz.
Sanat Yoluyla Doğa Eğitimi: Çocukların Dünyasında Biyoçeşitliliği Keşfetmek
Konuğumuz eğitimci Gizem Ulufer ile sanat yoluyla doğa eğitimi üzerine konuşuyoruz.
Yaşamın kökleri yok oluşlara mı dayanıyor?
Dünyanın geçmişinde 5 büyük yok oluş yaşandı. İnsanın olmadığı bir dünyada bu yok oluşlar rastlantısal doğal süreçlerle ortaya çıkmıştı. Aralıklarla dünyadaki canlı çeşitliliği şiddetli azalmalar yaşadı. Sonra evrim süreci yaşamın devamlılığını sağladı ve yeni yaşam formları yeni türlerle ortaya çıktı. Ne zaman insan ortaya çıktı, işte o noktada dünyadaki akış hiç beklenmedik bir yol izlemeye başladı. Bu bölümde geçmişte, dünya tarihinde yaşanan yok oluşlarla günümüzde yaşadığımız altıncı yok oluş dönemi karşılaştırılacak. Biyoçeşitlilik nedir? Nasıl tanımlanır? Antroposen ne demek ve bu dönem neyi tanımlıyor? Bu soruların cevaplarını konuğumuz ekolog ve akademisyen Çağatay Tavşanoğlu ile yanıtlıyoruz.
Çevresel değişimin yaban hayatına etkileri
Değişen ortamlarda, ekolojik ve evrimsel dinamikler sıkı bir şekilde iç içe geçmiş durumda. Bununla birlikte, doğal koşullar altında fenotipik özelliklerin dinamiklerini anlamak hala yeterli düzeyde değil. Küresel ısınmanın neden olduğu iklim değişimi organizmaların fenotipik özelliklerini şüphesiz etkiliyor. Bu programda örneklerle değişkenliği nasıl inceleyeceğimizi tartışıyoruz. Konuğum Zürih Üniversitesi'nden Popülasyon Ekolojisi Profesörü Arpat Özgül.
"Afetlerle Yoksullaşma"
Konuğumuz Afyon Kocatepe Üniversitesi İktisat Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Murad Tiryakioğlu ile "Afetlerle Yoksullaşma" üzerine konuşuyor, konuyu Bilgi Üniversitesi Yayınlarından çıkan aynı isimli kitap üzerinden tartışıyoruz.
Sanat ve Antroposen
Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi ve Güzel Sanatlar Fakültesi eski dekanı Prof. Hüsnü Dokak'la sanatla Antroposen arasındaki ilişkiyi konuşacağız.