Açık Mimarlık
Acik_Mimarlik 29 Kasım 2012
Acik_Mimarlik 28 Haziran 2012
Acik_Mimarlik 15 Aralik 2011
Gökkuşağı gündemi - Açık Mimarlık: 2 Temmuz 2020
28. Onur Haftası'na komşu olan programımızda, mimarlık ve kent ekseninde gökkuşağı gündemini paylaşıyoruz.
Açık Mimarlık'ta gündem: İstanbul'da halkoylamasına sunulan kentsel tasarım yarışmaları ve 5. İstanbul Tasarım Bienali - Açık Mimarlık: 22 Ekim 2020
Gündem programında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin İstanbul Planlama Ajansı desteğiyle düzenlediği kentsel tasarım yarışmalarından ve 15 Ekim'de ziyarete açılan "Empatiye Dönüş: Birden Fazlası İçin Tasarım" başlıklı 5. İstanbul Tasarım Bienali'nden söz ediyoruz. Salacak, Bakırköy Cumhuriyet Meydanı ve Taksim Meydanı yarışmalarında jürinin belirlediği 3'er proje, 19 Ekim-12 Kasım tarihleri arasında halkoylamasına sunuldu.
Kapadokya'daki altın arama çalışmaları
Mimar Aslı Özbay ve Kapadokya Siyanüre Karşı Platformu sözcüsü Mükremin Tokmak bu programda konuklarımız. Kapadokya'da Avanos'a bağlı Özkonak ve Göynük köylerinde toplam 306 hektarlık alanda altın aramak için Kanadalı Centerra maden şirketi, Enerji Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nden ruhsat almıştı. Şirket sondaj çalışmalarına başladığında Kapadokya Siyanüre Karşı Platformu uluslararası bir örgütlenme başlatarak şirketin altın arama faaliyetlerine karşı yoğun bir kampanya yürüttü. İki aylık sürecin ardından, geçen günlerde Avanos Belediyesi şirketin çekilme kararını duyurdu. Bu programda konuklarımızla örgütlenme sürecini, doğal ve kültürel miras alanı olan bölgede altın arama çalışmalarının tehlikelerini, güncel durumu konuşuyoruz.
"Unutma Bahçesi"
Konuklarımız mimar Dilşad Aladağ ve sanatçı Eda Aslan ile dört yıldır sürdürdükleri Unutma Bahçesi projelerini ve araştırmalarının Depo'da devam eden sergisini konuşuyoruz. "Bir mekanı kaydetmek mümkün mü?" sorusuyla yola çıkan Unutma Bahçesi, Süleymaniye'de yer alan Alfred Heilbronn Botanik Bahçesi'ni ele alıyor. Bahçe 1935 yılında, 2. Dünya Savaşı sırasında Almanya'yı terk edip Türkiye'ye sığınan Alfred Heilbronn ve Leo Brauner tarafından kuruldu ve İstanbul Üniversitesi bünyesinde Botanik Enstitüsü ismini aldı. Bahçe yıllar içinde dünyanın farklı köşelerinden gelen tohumlar ve Anadolu'dan bitkiler ile yaşayan bir arşive dönüştü. Kamuya açık olan bahçe arazisi, 2017 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı'na devredildi ve ardından botanik enstitüsü İstanbul Üniversitesi'ne bağlı başka bir yapıya taşındı. Bahçe bugün fiziksel varlığını sürdürse de erişim için izin gerekli. Dilşad ve Eda ile (Aslıhan Demirtaş birlikteliğinde) Temmuz 2018'de yayımladığımız Açık Mimarlık programında, taşınma öncesinde bahçenin durumunu konuşmuştuk. Bu programda ise geçen zamana ve bugünkü duruma bakıyor, bu süreçte Dilşad ve Eda'nın araştırmasının seyrini konuşuyoruz. Miras, koruma, kentsel ve toplumsal hafıza, mekanın üretimi eksenlerinde Alfred Heilbronn Botanik Bahçesi'ni tartışıyoruz.
Beykoz Sümerbank Deri ve Kundura Fabrikası
İstanbul Beykoz'da bulunan Sümerbank Deri ve Kundura Fabrikası ya da bugünkü ismiyle Beykoz Kundura'nın tarihi 19. yüzyıl başına dayanıyor. 3. Selim'in girişimleriyle kurulan kağıt fabrikasının yanına 1810 yılında bir tabakhane yapılır ve tesis sonraki yıllarda ordu için ayakkabı ve teçhizat üretmeye başlar. 1933 yılında Beykoz Deri Fabrikası Sümerbank'a devredilir ve 1999 yılına kadar üretime devam eder. Cumhuriyet döneminin önemli üretim merkezlerinden biri olan ve yaklaşık üç bin işçi ile memurun çalıştığı bu yerin bir endüstri mirası olarak bilgisini üretmek üzere kurulan Kundura Hafıza, Tarih Vakfı işbirliğiyle 2015 yılında bir sözlü tarih projesi başlattı. İki yüzü aşkın fabrika çalışanı ve aileleriyle yapılan görüşmeler, arşiv malzemeleriyle birlikte bir sergiye dönüştürüldü. "Kundura'nın Hafızası: Bir Fabrikaya Sığan Dünya" isimli bu sergi, Sümerbank Deri ve Kundura Fabrikası'nın mirasını toplumsal, kültürel, kentsel ve ekonomik bağlamlarıyla inceliyor ve bir tür karşılaşma alanı olarak yaklaştığı fabrikadaki gündelik yaşam pratiklerine odaklanıyor. Kundura Hafıza proje koordinatörü, mimar ve koruma uzmanı Süreyya Topaloğlu ile gerçekleştirdiğimiz bu programda sergiyi ve araştırma sürecini konuşuyoruz.
Kerim Altuğ ile Bizans İstanbulu üzerine
Konuğumuz Bizans uzmanı, arkeolog ve mimarlık tarihçisi Dr. Kerim Altuğ ile Bizans İstanbulu'na doğru yola çıkıyoruz. İstanbul'un mütevazı bir kentten nasıl bir imparatorluk başkenti olduğunu ve nasıl inşa edildiğini, Bizans döneminde kentsel dokuyu ve mimarlığı, kentin yaşadığı kimi dönüşümleri konuşuyoruz.
Sanatçı Kadınların İzinde Beyoğlu yürüyüşleri
Beyoğlu'ndaki Meşher'de Mayıs ayı sonuna kadar devam eden "Ben Sen Onlar: Sanatçı Kadınların Yüzyılı" sergisi kapsamında, Meşher ve SU Gender Cins Adımlar ekibinin işbirliğiyle Sanatçı Kadınların İzinde Beyoğlu yürüyüşleri gerçekleştiriliyor. Mart ayında başlayan ve hem fiziksel hem dijital olarak düzenlenen toplumsal cinsiyet ve hafıza yürüyüşler Mayıs ayında da herkesin katılımına açık olarak devam ediyor. Beyoğlu İstiklal Caddesi'ndeki yürüyüş rotasında 10 farklı mekânda 13 hikaye anlatılıyor, hikayelerin her birini farklı bir anlatıcı kurgulayıp aktarıyor. Bu programda konuklarımız Meşher ekibinden Ebru Esra Satıcı, Cins Adımlar ekibinden Ezgi Öz ve Özge Ertem. Kendileriyle Sanatçı Kadınların İzinde Beyoğlu yürüyüşlerini ve rotaları oluşturma süreçlerini, feminist bir pratik olarak hafıza yürüyüşlerini, toplumsal cinsiyet perspektifinden kent mekanının deneyimlenmesini konuşuyoruz.
İstanbul'un kuş evleri
Konuğumuz editör Fatih Tuncer ile İstanbul'un kuş evleri geleneğini konuşuyoruz. Anadolu'da on üçüncü yüz yıla uzandığı bilinen kuş evleri yapma pratiği, İstanbul'da özellikle lale devrinde yaygınlaşıyor. Güneye bakan cephelerin yüksek kısımlarına yapılan kuş evlerinin Osmanlı anıtsal yapılarındaki örnekleri minyatür köşkler, camiler biçiminde olabiliyor. Tarihi yarımadadakiler başta olmak üzere, kuş evlerinin işçiliğiyle dikkat çekici pek çok örneği bugün de farklı kuş türlerince kullanılıyor.