Açık Mimarlık
Acik_Mimarlik 4 Temmuz 2013
Acik_Mimarlik 31 Ocak 2013
Acik_Mimarlik 9 Subat 2012
Salgında sağlık çalışanları için tasarlamak: Ahmet Sertaç Öztürk ile söyleşi - Açık Mimarlık: 14 Mayıs 2020
Mimar ve eğitimci Ahmet Sertaç Öztürk ile Hayalbilim olarak koronavirüs salgını sırasında sağlık çalışanlarına yönelik tasarımlarından konuşuyoruz.
Mimarlıkta lisans sonrası araştırma halleri (IV): Eray Çaylı ile söyleşi - Açık Mimarlık: 3 Eylül 2020
Akademik ve akademi dışı araştırmanın farklı halleri üzerine program serisinde dördüncü konuğumuz London School of Economics’ten Dr. Eray Çaylı. Eray ile mimarlık, coğrafya, sanat tarihi, antropoloji gibi alanların kesiştiği araştırmalarını, disiplinlerarasılığı ve “stratejik disiplinlilik” halini, kullandığı farklı yöntemleri ve deneyimlerini konuşuyoruz.
COVID-19 ve mekânsal adaletsizlik
Eray Çaylı ile bu sonbaharda yayımlanan İklimin Estetiği kitabını geçtiğimiz haftalarda konuşmuştuk. Antroposen ve mimarlık üzerine Eray'ın deneme yazılarını derleyen kitabın bir bölümü de Covid-19 salgınını ele alıyor. Bu programda Covid-19 salgınına dair anaakım söylemlerin eşitleyici, genelleyen, homojenleştirici yaklaşımlarına işaret ediyor, bu söylemlerin gizlediği, salgının çok boyutlu adaletsizliklerini ve şiddetini mekân ekseninde konuşuyoruz.
Opera'nın Hayaleti grafik romanı
Bir mimarlık tarihi grafik romanı olan Opera'nın Hayaleti, Şevki Balmumcu'nun Ankara Sergi Evi yapısını konu ediyor. Türkiye mimarlık tarihinin hüzünlü hikayelerinden olan Sergi Evi, 1934 yılında tamamlanıp açılıyor, bir süre sergi binası olarak hizmet verdikten sonra 1948 yılında Paul Bonatz tarafından opera binasına dönüştürülüyor. Bonatz'ın yapıya müdahaleleriyle binanın özgün kimliğini yok etmesi ve Şevki Balmumcu'nun süreç dışında bırakılması, Balmumcu'nun oldukça buhranlı bir dönem yaşamasına sebep oluyor, hayatının son yıllarını psikolojik sorunlar ve maddi imkansızlıklarla geçiriyor. Bu hikayeyi Opera'nın Hayaleti grafik romanında işleyen Onur Kutluoğlu ve Umut Şumnu bu programda konuklarımız. Hem Sergi Evi'nin hikayesini hem de kitaba dönüşme sürecini konuşuyoruz. Opera'nın Hayaleti'nin metnini Onur Kutluoğlu ve Umut Şumnu oluşturdu, Onur Kutluoğlu tarafından çizimleri gerçekleştirildi. Kitap, 2021 yılında Kovan Enstitü'den basıldı.
Arkhe projesi mekanlar atölyesi
Mekân nedir? Mekânlar nasıl oluşur? Güç ilişkileri mekânları nasıl oluşturur? Mekânlar bizleri nasıl oluşturur veya şekillendirir? Yerler nasıl mekân haline gelir (veya gelemez)? Mekanlar nasıl temsil edilir ve bu temsiller bizim mekân algılarımızı nasıl şekillendirir? Bu soruları tartışmayı amaçlayan Mekanlar Atölyesi'ni konuşuyoruz. Atölye yürütücüleri, film yönetmeni ve antropolog Aysim Türkmen, Doç. Dr. Ferda Keskin (Bilgi Üniversitesi) ve Prof. Dr. Murat Güvenç (Kadir Has Üniversitesi) ile bu programda birlikteyiz. 2014 yılında bir araya gelen Arkhe projesi, bir öğrenci topluluğu ve her yaz Şirince'de yaz okulu düzenliyorlar. Bunlardan biri olan Mekanlar Atölyesi, 19-26 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek.
Nazım Dikbaş'la Beyoğlu Kültür Yolu Festivali üzerine söyleşi
Beyoğlu Kültür Yolu Festivali, Kültür Bakanlığı girişimiyle 30 Ekim-14 Kasım tarihleri arasında gerçekleşti. Festivali konu ettiğimiz programda konuğumuz aktivist, sanatçı, çevirmen, Barış Akademisyeni ve 30 yılı aşkın zamandır Beyoğlu’nda yaşayan, Beyoğlu Kent Savunması kurucularından Nazım Dikbaş. Festivalin açılışını yaptığı Beyoğlu Kültür Yolu, turistlerin Galataport’tan Galata Kulesi ve İstiklal Caddesi üzerindeki Narmanlı Han, Cercle d’Orient gibi mekânlara ve sonunda yeni AKM ve Taksim Meydanı – Taksim Camisi’ne uğramaları ile biçimlenen bir turistik-kültürel rota. Rota üzerindeki Paket Postanesi, Karaköy Yolcu Salonu, Narmanlı Han, Emek Sineması, Demirören gibi pek çok yapı için sivil girişimler uzun soluklu koruma mücadeleleri yürüttü. Şimdi ise “eski”yi “yeni” ile buluşturmayı vurgulayan bir resmi söylemi takip etmek mümkün. Bu söylem bize ne söylüyor? “Eski” ve “yeni”nin uzlaşımı temelli bu resmi söylemin, AKM ve Beyoğlu Kültür Yolu Festivali’ne 1990’lar-2000’ler kültürel aktörlerinin de eklemlenmesiyle perçinlendiğini söyleyebilir miyiz? Bu aktörler ağı hangi yeni soruları / tartışmaları getirebilir? Beyoğlu Kültür Yolu Festivali’ni bir gösteri olarak yorumlayabilir miyiz? “Dışarıdan gelen”e ve “buralı”ya nasıl bir Beyoğlu imgesini, nasıl bir temsille sunuyor? Bu soruları ve başkalarını soruyor, kendi gündelik deneyimlerimiz üzerinden Beyoğlu Kültür Yolu’nu tartışıyoruz.