Antroposen Sohbetler
Gezegenin dünü, bugünü ve geleceği
Günümüzde iklim değişiyor, hatta küresel anlamda dünyanın ateşi çıkıyor, bunu bugün net bir şekilde görüyoruz. Esasında iklim hep değişti. Dünya, kendi tarihi içinde iklim değişimlerine aralıklarla tanık oldu. Peki, geçmişte, dünyanın tarihini düşündüğümüzde neler oldu? İklim bugünkü değişimden farklı olarak nasıl değişti? Biyoçeşitlilik ve iklim değişimi arasındaki ilişkiler nasıl bir örüntü sergiliyor? Bu soruların cevaplarını ve daha fazlasını bir iklim bilimci olan konuğum, Prof. Dr. Nüzhet Dalfes ile konuştuk.
Toksik madenlerin ve taşkınların biyoçeşitliliğe olumsuz etkisi
Ülkemiz için önemli bir element olan borun bitki biyoçeşitliliği üzerine toksik etkilerini ve sellerin bitki biyoçeşitliliği üzerine etkilerini konuşuyoruz. Dünya bor rezervlerinin %73'üne sahip olan Türkiye'de bor biyoçeşitliliğe olumsuz etki yapıyor mu? Seller, su baskınları bitkileri nasıl etkiliyor? Bu soruları konuklarım, Hacettepe Üniversitesi, Fen Fakültesi, Biyoloji Bölümü, Botanik Anabilim Dalı yüksek lisans öğrencilerinden Seda Yirmibeş, Efe Dallı ve Ömer Salihi ile cevaplıyoruz.
Coşkun Aral'la Anadolu'nun doğası üzerine
Konuğumuz Coşkun Aral ile Anadolu doğasındaki değişimleri kendi yaşadığı deneyimler ve gözlemler ölçeğinde, Aral'ın dünyada yaptığı gözlemlerden verdiği örneklerle konuşuyoruz.
İklim aktivistlerinin protestoları
Prof. Dr. Hüsnü Dokak ve Hacettepe Üniversitesi öğrencilerinden Damla ile iklim aktivistlerinin dünyaca ünlü sanat eserlerine yaptıkları protestoları konuşuyoruz.
Ritimden Ormanın Kalbine: Aslıhan Niksarlı ile Primatların İzinde
Konuğumuz Aslıhan Niksarlı ile kendisinin de yazarları arasında olduğu Primatların İzinde adlı kitabı üzerine konuşuyoruz.
Charles Darwin’in eserlerinin Türkçeye kazandırılma süreci
Charles Darwin’in eserlerinin Türkçeye kazandırılma sürecini ve özellikle Türlerin Kökeni çevirisinin arka planını konuğumuz Bahar Kılıç'ın yaptığı çeviriler üzerinden ele alıyoruz.
1 milyon tür tehdit altında
İnsanın yaşadığımız gezegende hayatta kalmasına izin veren bileşenler solunabilir hava, içilebilir temiz su ve tolere edilebilir sıcaklıklardır. Bunların tamamı yaşadığımız ekosistemlerin cansız bileşenleri olarak tanımlanır ve genellikle de hafife alınırlar. Ancak, bu bileşenlerin oluşturduğu dengedeki bozulma ekosistem içinde insana kadar gelen tüm etkileşimleri tersine çevirebilir. Bu durum, yaşadığımız gezegendeki tüm canlılar ile insanı bir darboğaza sokar. Sonuç, yaşam kalitesindeki düşüşün yanı sıra, ekonomik güçlükler olarak da karşımıza çıkar. Birleşmiş Milletler (BM), insanların doğa üstündeki yıkıcı etkilerini bugüne kadarki en kapsamlı raporlardan biriyle ortaya koydu. 50 ülkeden 145 uzmanın hazırladığı rapora göre, 1 milyon hayvan ve bitki türü yok olma tehdidiyle karşı karşıya. Bu gerçekleşirse biyoçeşitlilik krizin en üst noktasını yaşarken, sorun insana kadar gelerek yaşadığımız gezegeni geri dönüşümsüz bir şekilde tehdit altına sokacak. Bu hafta, 1600 sayfalık raporu ve raporun içeriğini Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik ve Ekosistem Hizmetleri Konulu Hükümetlerarası Bilim-Politika Platformu’nun (IPBES) üyesi ve raporun baş yazarlarından biri de olan İsveç Lund Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mine Islar ile konuşuyoruz.
Prof. Dr. Nesrin Algan iklimin her hali üzerine söyleşi
Prof. Dr. Nesrin Algan ile iklim değişimi, iklim adaleti, biyoçeşitlilik, ekolojik düzen ve biyoçeşitlilik adaleti üzerine konuşuyoruz.
"Yemeğin Kültürel Tarihi" (I. bölüm)
Mary Işın'la paleolitik çağdan günümüze Anadolu'daki yemek kültürünü konuşuyoruz.
Depremleri ölümcül yapan nedir?
Utku Perktaş'tan son 20 yıl içinde meydana gelen büyük depremlerin coğrafi dağılımları, maddi ve manevi bilançoları üzerine bir değerlendirme.
Çocukların doğayla ilişkisi
Konuğumuz Muna Genç ile doğada kamplar düzenleyerek çocukların biyoçeşitlilikle tanışmalarını sağlayan ‘Sınır Tanımayan Çocuklar' adlı sosyal medya hesabı üzerine konuşuyoruz.
Renk Gerçek mi, Algı mı?
Aynı dünyaya bakan farklı canlıların dünyayı bambaşka şekillerde algıladığını; renklerin doğanın değil, algının ürünü olabileceğini sorgulayarak 'Renk Gerçek mi, Algı mı?' sorusunu soruyoruz.
Plastik bağımlılığı nereye kadar sürecek?
İnsan, artan nüfusuyla 1950’li yıllardan günümüze, dünya üzerinde kendi varlığını önemli ölçüde hissettirmeye başladı. Artan nüfusun sonuçlarından biri ise hayatımıza soktuğu farklı endüstriyel ürünler oldu. Ancak 1950’li yıllarda hayatımızı kolaylaştıracağını düşündüğümüz bu ürünler ve maddeler, çevre üzerindeki etkileriyle bugün artık başımıza dert olma düzeyine ulaştı, plastik gibi... Antroposen Çağı'nda plastiklerin en önemli etkisi mikroplastikler ölçeğinde deneyimliyoruz. Plastikler konusunu, özellikle mikroplastikler ölçeğinde konuştuğumuz bu bölümde konuğumuz Doç. Dr. Nihan Tavşanoğlu.
Dünyayı mikroorganizmalar mı yönetiyor?
Gözde Koşarsoy Ağçeli'yle biyosferin yaşam destek üniteleri olarak mikroorganizmaların yaşadığımız gezegen üzerindeki rollerini tartışıyoruz.
"Yemeğin Kültürel Tarihi" (II. bölüm)
Mary Işın'la paleolitik çağdan günümüze Anadolu'daki yemek kültürünü konuşmaya devam ediyoruz.