Sanat Uzun, İlham Sonsuz
Yaratıcılık ve psikopatoloji-II
Bir hafta önce başladığımız yaratıcılık ile psikopatoloji konusuna 20 Haziran 2016’da devam ediyoruz. Duygudurum bozuklukları spektrumundan, mani ve depr4esyoından söz ederken andığımız ressam Arshile Gorky’den, ona ve birçok başka sanatçıya “Touched With Fire” kitabında yer veren Dr. Kay R. Jamison’ın saptamalarından söz ediyoruz. Dr.Jekyl Mr Hyde yazarı Robert Louis Stevenson’un bipolar bozukluğunu mu anlatır, ya da olasılıkla bu rahatsızlığı olan Robert Schumann’ın eserlerinde bunu nasıl görürüz diye tartışıyoruz. Sylvia Plath, Kurt Cobain, Tezer Özlü, Nilgün Marmara, Lale Müldür ve pek çok sanatçıyı yapıtlarıyla anıyoruz.
Aşk ve tutku
10 Ekim 2016 tarihli programda bir önceki haftadan devamla kendisi büyük bir melankolik olan Goethe’nin "Werther'in Acıları" adlı eserinin “en büyük aşk romanlarından biri” olarak tanımlanmasıyla başlayıp oradan Murakami’nin “Bağımsız Organ Öyküsü” ne, Stephan Zweig’ın Amok Koşucusu”’undan, hiç akla gelmeyecek biri isime Evliya Çelebi’ye tutku ve obsesyon anlatılıyor 1960'larda ortaya çıkan vücut sanatı akımının önemli temsilcisi Marina Abramović’in “ölümüne sanatı” ve Ulay’la fırtınalı aşkı ile konu bir sonraki programa bağlanıyor.
Sanat, Hakikat ve Zihin
43-46. yayın dönemleri boyunca yapılan ve 7 yıllık aradan sonra yeniden radyoya dönen program yine sanat üzerine psikolojik sohbetlerle ilerleyecek. Bu hem bir kavuşma programı hem de geri döndüklerinde kendilerini buldukları hakikat sonrası çağı masaya yatırdıkları bir bölüm.
Hakikate rağmen üretilen yalan ve saçmalıklar içindeki durumumuzu Zizek’ten Yaşar Kemal’e oradan çocuk gelişimine müzikler eşliğinde konuşuyorlar.
Art Brut
27 Haziran 2016’da psikopatoloji ve yaratıcılık konusunu bu kez de tanı alıp tedavi edilmekte olan kişilerin ürettikleri sanat eserleri üzerinden konuşuyoruz. Fransızca bir terim olan “art brut” ham sanat demek, İngilizce'de ise sadece hastaların değil, cezaevinde yaşayanların ya da barınakta yaşayan kişileri kastederek ”outsider art” deniliyor. Bu da dilimize biraz da talihsiz bir biçimde “ötekinin sanatı” diye çevrilmiş. Burada, profesyonel olmayan, bir sanat üretimi söz konusu. Prizhorn, Bakırköy, Süleyman Velioğlu ve Çapa Psikiyatride tedavi gören kişilerin eserlerinden oluşan koleksiyonun öyküsü bu programda.
Ayrılık - veda
17 Ekim 2016 ayrılıktan ve vedalardan konuşulan son programın tarihi. Konuşma “Ayrılığı sanat haline getirmek mümkün mü?” sorusuyla başlıyor. Ephraim Kishon’un "Tarla Kuşuydu Juliet” oyununda Shakespeare’in yazdığı ölümsüz aşk hikayesini kahramanlarının bir evlilik parodisine, bulvar komedisine çevirmeleri sürpriz sonları konuşmaya yol açıyor. Bir küçük döküm ile programdan sayılar veren programcılar çeşitli itiraflarda da bulunuyorlar.