Sanat Uzun, İlham Sonsuz
Sanat Uzun, İlham Sonsuz: 23. Radyo Şenliği
Apaçık Radyo programcıları Şenol Ayla ve Timuçin Oral’ın konuk olduğu 23. Radyo Şenliği canlı yayınında, Sanat Uzun, İlham Sonsuz programı üzerinden yıllar sonra dönüşün heyecanı, sanat ve psikoloji ekseninde süren üretim ve dinleyiciyle kurulan güçlü bağ öne çıkarken; Apaçık Radyo’nun birlikte düşünen, sorgulayan ve dayanışmayla anlam bulan bir ses alanı olduğu vurgulanıyor.
Sanat ve kıskançlık-I
22 Ağustos 2016’da sanatta tema olarak kıskançlığı ve varsa patolojik olan boyutu programın konusu. Kıskançlığı çizimle anlatmak zor; Charles le Brun’ün portre illüstrasyonu ile ve Gustav Klimt’in Der Neid adlı tablosunda nasıl anlatıldığı konuşulup elbette büyük usta Shakespeare’e ve bir başka başyapıtı Othello’ya geliyor söz. “Kıskançlığın patolojik olanı ve olmayanı var mıdır?”sorusuna yanıt ararken Alfred Htichcock’un filmi Rebecca, “Rebecca sendromu” derken Munch’un kıskançlığı ile sürüyor konuşma ama daha haset, kıskançlık ve imrenmenin birbirinden farkları var; bir programda bitmeyecek…
İtaatin Estetiği: Totaliter Rejimlerin Görünmeyen Tasarımı
"Neden otoriter rejimler hep tek tip insan ister?" sorusundan yola çıkarak, totaliter sistemlerin birey üzerindeki kontrol mekanizmalarını sanat, edebiyat ve tarih üzerinden inceliyoruz.
Orwell'in Hayvan Çiftliği'ndeki sorgulamayan sadık Boxer'dan, Kırgız efsanesindeki hafızası silinen köle Mankurt'a; Star Trek evreninin kolektif zihne bağlı Borg'larından, beyin yıkamayla suikastçıya dönüştürülen Mançuryalı Aday'a kadar uzanan örneklerle, bireyin nasıl silinip "tek tip vatandaş" kalıbına sokulduğunu tartışıyoruz. Nazi Almanyası'nın "dejenere sanat" damgası vurduğu modern akımlara karşı Otto Dix'in savaşın bedeli olarak verdiği eleştirel yanıtı ele alıyoruz ve sonuçta tüm totaliter sistemlerin ortak hayalinin—düşünmeyen, sorgulamayan, itaat eden insan—ve bunun sanat, hafıza ve dikkat pratiğiyle nasıl aşılabileceğini konuşuyoruz.
Sanat ve kıskançlık-II
Sonraki hafta 29 Ağustos 2016 da “Şişman güzeldir, çünkü şişman insanlar diğer insanların yüzünde hemen bir gülümseme yaratma kabiliyetine sahiptir, sempatiktirler…”diyen Columbia’lı sanatçı Botero ile başlıyoruz. Servet-i Fünun dönemi yazarlarından Nabizade Nazım’ın ilk defa 1894’de tefrika olarak yayımlanmış edebiyatımızın ilk psikolojik roman denemesi olan “Zehra”, unutulmuş ve gadre uğramış yazarımız Nahid Sırrı Örik’in “Kıskanmak” romanı, ünlü yönetmen Ingmar Bergman’ın otobiyografik filmi “Büyülü Fener”, Milos Forman’ın Mozart ve Salieri yorumu değerlendiriliyor.