Gündem kategorisinde yer alan içerikler
İstanbul Olası Bir Büyük Depreme Hazır mı?
17 Ağustos 1999 tarihindeki Marmara depreminin yıldönümünde konuğumuz Yıldız Teknik Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nden Prof. Asuman Türkün konuğumuzdu.
1939’da Savaşın Gelmekte Olduğunu Duyamamıştım. Şimdiyse Yaklaşan Gümbürtüsünü Duymazdan Gelmek İmkânsız
O zamanlar 16 yaşında bir ergen olarak, Hitler ve öteki faşistleri gösteren aktüalite filmlerine gülüp geçerdim. Umuyorum ki, ondan sonra olup bitenlere şimdi torunlarımın kuşağı yeniden tanık olmaz. Yazar Harry Leslie Smith II. Dünya Savaşı’nda Britanya Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAF) gazilerindendi. Şimdi 94 yaşında.
99 Marmara Depremi'nin Yıldönümünde Arşivden Kayıtlar Dinleyerek Hafızamızı Tazeledik
1999 Marmara Depremi'nde Açık Radyo olağan yayınını keserek Deprem İletişim Merkezi'ne dönüşmüştü. Bu hafta Altın Saatler programında 99 yılından, AR Deprem İletişim Merkezi yayınlarından bir seçme dinledik. Programı kaçıranlar için, geçmiş günleri hatırlarken ciddi bir büyük deprem riski altında yaşadığımız bu coğrafyada gelecek günler için de düşünmemize vesile olacağını umarak sitemizde yayınlıyoruz.
İçimizdeki Evren: Bakteriler
İnsan vücudundaki hücre sayısı 10 trilyon iken, bağırsakta yaşayan bakteri sayısı toplamda 100 trilyon. Bu durum insanları hücrelerin yaşattığı gerçeğinin yanına, bakterilerin de bu yaşam sürecinde ciddi bir katkısı olduğunu koyuyor.
Yardımcı Doçentlik Ünvanı ve YÖK
Açık Bilinç’te bu hafta, Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi, Bol Bilim sitesi ve BirGün Gazetesi yazarı Dr. İlker Birbil’le, üniversitede unvanlar, yardımcı doçentlik meselesi ve TÜBITAK’ın durumu üzerine konuştuk.
Öfke Günleri: Paranın Hükümranlığına Karşı Öfke
Açık Radyo'da yeni bir okuma programı başladı. Haftaiçi hergün Açık Gazete'nin ardından John Holloway'ın "Öfke Günleri: Paranın Hükümranlığına Karşı Öfke" kitabını dinleyebilirsiniz. John Holloway’in Leeds Üniversitesi’nde verdiği bir dizi derse dayanan metin, öğrencilere hitap etmenin etkililiğiyle ve heyecanıyla akıyor. Dünyayı değiştirme azminin enerji kaynaklarına inen, küçük ve tutkulu bir söylev...
Nükleerciliğin Sonu mu, Dünyanın Sonu mu? Ütopyacı Düşler, Distopyacı Kâbuslar
Beğenelim beğenmeyelim, geleceğimiz konusunda iki zıt uç arasındaki beklentilerin itici gücüne kapılmış gidiyor ve çelişkiler içinde yaşıyoruz. “Altıncı kitlesel yokoluş”un insan türünü kapsayacağı ya da en azından insan toplumunu taşlı – sopalı bir teknolojiye, mağaralar ve ormanlarla kısıtlanmış bir yaşam ortamına döndüreceği konusundaki korkular gittikçe daha akla yatkın hale gelmekte.
Salı’nın Bir Anlamı var mı? Ya da Bağımsız Araştırmacı Gazetecilik, Hem de Bu Çağda?
Ayrıntı Yayınları Yakın Tarih dizisinden çıkan, Uğur Şahin Umman ve Onur Yıldırım'ın kaleme aldığı “Çizmelerimi Çıkarayım mı?” adlı, 13 Mayıs 2014 Salı günü yaşanan Soma İşçi Katliamı’na odaklanan belgesel-anlatı-araştırma kitabı, Soma'nın neden bir cinayet olduğunu bağımsız gazetecilik faaliyetiyle anlatıyor. 17 Ekim Salı günü yeni 'atanmış' mahkeme heyetiyle görülecek Soma davası ise bizi yeni bir eşikle buluşturuyor; Bu Salı'ların bir anlamı var mı?
Prof. Yaman Akdeniz: Arınç bizim için ‘birkaç pornocu yürüdü’ demişti
Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaman Akdeniz, İnternet’e erişim engellerinin önünü açan 2007 tarihli kanuna karşı o zaman yaptıkları protesto gösterileri yüzünden “pornocu” olarak yaftalandıklarını hatırlatıyor. Akdeniz’e göre İnternet sansürü konusunda Türkiye, dünyadaki en otoriter rejimlerin bile ilerisinde.
AK Parti'nin Yeni Türkiye'si kapitalizm öncesi devlet projesidir
Yeni Türkiye devleti, yasama, yürütme ve yargı erklerini Cumhurbaşkanı’nın uhdesinde toplamak suretiyle eski devlet yapısını kökten değiştiren bir ‘tek adam’ rejimidir. Dayanağı kapitalizm öncesi ideolojidir.
Direniş ayağınıza geldi, neredeydiniz?
HDP kimseyi 40 derece sıcağın altında saatlerce yürümeye de davet etmedi. Direnişi, adalet talebini ayaklarına kadar getirdi. Direniş ayağınıza kadar geldiği halde ayak sürüyorsanız, direnişe niyetiniz, HDP’ye eleştiri hakkınız var mıdır?
Nuray Mert’siz bir Cumhuriyet daha mı iyi bir gazete oldu?
Geçen hafta boyunca Nuray Mert’in evrim kuramı hakkında yazdıklarını eleştiren bir yazı dönüp durdu kafamda. Nuray Mert’in bilim felsefesinin bazı temel kavramlarıyla ilgili sorunları olduğunu düşünüyordum. Yazımda öncelikle, bilim felsefesi açısından son derece önemli olan varsayım, hipotez, doğrulama, bilimsel yasa ve kuram(teori) kavramlarını tanımlamaktı hedefim.
Tekçi bağnazlığımızın aynası: Cumhuriyet vakası
Bu satırları, Cumhuriyet gazetesinde Nuray Mert’in yazılarına son verilmesi üzerine yazıyorum. Nuray Mert’in, evrim konusunda olsun müftülük nikahı konusunda olsun, görüşlerine katılmıyorum. Aynı gazetede görüşlerine, üsluplarına hiç mi hiç katılmadığım başka yazarlar da var. Böyle bir çeşitliliğin okur açısından olduğu kadar gazete yönetimi açısından da zenginlik olduğunu düşünüyorum.
Cumhuriyet'in Nuray Mert kararını kınıyorum!
Türkiye'nin demokrasi, hukuk ve özgürlük mücadelesinde Cumhuriyet gazetesine ihtiyacı var. Türkiye'de hak hukuk ve özgürlüklerin yerle bir edildiği bir dönemde, Cumhuriyet'te Nuray Mert'in köşesinin kapatılması can sıkıcı bir gelişme...
Keşke olmasaydı. Bu kararı kınıyorum.
Oberon ve Titania'nın Güç Savaşı
Anlatıdaki Hakikat'te William Shakespeare eserleri incelemeleri devam ediyor. Bu hafta yazarın "Bir Yaz Gecesi Rüyası" adlı tiyatro eserini "Oberon ve Titania'nın Güç Savaşı" başlığı altında ele aldık. İktidar ve toplumsal cinsiyet temaları etrafında, aşk ilişkilerinin iktidar ilişkileri ile nasıl çerçevelendiğini Çimen Günay Erkol ile tartıştık. Oyundaki kadınlık/erkeklik rollerini inceledik. Metni ön-haz, fetişik anlam, lirik anlatı kavramlarıyla ilişkilendirerek anlamaya çalıştık.
Ses Kaydı: Açık Radyo ve Müzik Üzerine
Medyascope TV'nin Ses Kaydı programında Ömer Madra, Barış Buran ve Fatih Börekçi'nin konuğuydu. Açık Radyo, müzik ve radyoculuk hakkında sohbet ettiler.
Merhaba Deyin: Hatay'ın Yeni Kirpisi Artık Aramızda
Hatay'da Suriye sınırına inşa edilen duvar yaban hayatının yok olmasına sebep oluyor. Ama buna rağman iyi şeyler de oluyor; örneğin Hemiechinus auritus yani Uzunkulaklı Çölkirpisi, Hatay için yeni bir memeli türü. Konuklarımız Zonguldak Üniversitesi Ögretim Üyesi Dr. Mustafa Sözen ve Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Hatay Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Oğünç'le konuştuk.
Hollanda ve Almanya'nın Toksik Yumurtaları: Türkiye Zincirin Neresinde?
85 bin toksik kimyasaldan sadece yüzde 7'si için bir araştırma yapılmış durumda. Hollanda ve Almanya ise Romanya'dan ithal ettiği yumurtalarda sinek ilacı ya da bit öldürücü ilaç kalıntısı olduğu için hepsini iade ediyor, toplatıyor. AB'nin kısıtlı sayıdaki ülkesi şimdilik bu skandalla çalkalanırken, Türkiye bu zincirden uzak kalabilir mi? Açık Sofra'da konuştuk
Hep en üst kattan düştü Cumhuriyet...
Gün, ne yapar eder alır kendini geceden, evet sonunda her şey iyi olacak. Bugün 90 yaşına basan Turgut Uyar'dan eylül yolundaki Cumhuriyet davasına gelsin... Yan yana olduk mu elele Aç kalsak ağlamayız biliyorum...
Bu ağır tahriklerin sebebini bilen var mı?
Memleket sakinleştiği zaman AKP kaybediyor, kutuplaştığı zaman iktidara geliyor. Yani, Erdoğan kutuplaştırdığı zaman.
Sahte solculardan çektiğimiz kadar…
Jeremy Corbyn 'Solla olmaz' diyenlere güzel bir cevap veriyor. 'Solla olur. Yeter ki halkın ne istediğini ne beklediğini iyi anlayın ve uzağa gitmeyin, çözüm yolları belli.'
35 Saniyede Küresel Isınmanın Tarihi
1900'den bu yana, Afganistan'dan Zimbawe'ye dünyanın tüm ülkelerindeki ortalama sıcaklıklar ile bu ortalamanın üzerindeki anormal sıcaklıklar arasındaki değişimi ve bu durumun sıklığını, kısaca geçtiğimiz 100 yüzyıl boyunca küresel ısınmanın ritminin nasıl arttığını çarpıcı bir şekilde gösteren 35 saniyelik bir video grafik yayınlandı. Biz de bu grafiği Açık Radyo dinleyicileri ile paylaşmak istedik.
Balık çiftlikleriyle kararan denizlerimiz
Günümüzde yediğimiz balıkların yaklaşık yarısı entansif (yoğun) üretim yapan balık çiftliklerinden geliyor. Geleneksel olarak binlerce yıldır yapılan balık yetiştiriciliğinin endüstriyel biçimde yapılması1980’lerden itibaren ivme kazandı. Su Hakkı’na konuk olan Dr. Irmak Ertör, balık çiftliklerinin nasıl hem Türkiye’de hem de tüm dünyada denizlerimizi kirleterek yerel türlerin yok olmasına neden olduğunu ve geleneksel balıkçılığı ve buna ekonomik faaliyetle yaşayan yerel kültürleri ortadan nasıl kaldırdığını anlatıyor.