Apaçık Radyo

Ceyhan Usanmaz

Fotoğraf muhabirinin ortaya koyduklarını maalesef göremiyoruz ‘Köşe Bucak İstanbul’ kitabında ama Osman Cemal Kaygılı’nın 1930’ların İstanbul’una dair yazdıkları, o ‘nostaljik’ manzaraları zihnimizde canlandırmaya yetiyor. 

'Babil Kitaplığı' öyküsü, ilham vermeye devam ediyor. Bu örneklerden biri de, Steven L. Peck’in yakın bir zaman önce Türkçeye de çevrilen 'Kısa Bir Cehennem' isimli romanı.

Kimi zaman Jungvari bir kişilik testi gibi bile değerlendirilen kitaplıkların hikâyesi, ne kadar anlatılırsa anlatılsın hiç bitmeyecek gibi görünüyor.

Yesari’nin gözlemleri kadar kaleminin kıvraklığının da eseri olan bu yazılar, bir portreler galerisi sunmanın yanı sıra tarihe farklı noktalardan bakmayı da sağlıyor.

'Dünün Dünyası', ilk defa yayımlanmıyor elbette Türkçede ama Zweig’ın yeniden gündeme gelmesinin hiçbir sakıncası yok. 

'Bir Taşra Köpeği’nde, roman boyunca ismini öğrenemediğimiz kahramanımızın peşinde, adı yine roman boyunca anılmasa da neresi olduğunu tahmin edebildiğimiz kentte, kelimenin tam anlamıyla dolanıp duruyoruz.

Eğer bu masalları da aforizmaları okuduğumuz gibi okursak, her bir masalın merkezinde yalnızca 'cesaret'in yer aldığını zannedebiliriz örneğin; aslında cesaretin sabır, kararlılık, neşe, akıl ve bilgelikle kol kola hareket ettiğini görmezden gelebiliriz!

Arne Dahl yeni bir seri kaleme almaya başladı ve daha da önemlisi, Türkçede de düzenli olarak okuyabileceğiz gibi görünüyor bu yeni seriyi.

“Yunan Cinayetleri” seçkisini örnek alan bir derleme yayımlandı geçtiğimiz günlerde; “özel” bir derleme olarak da nitelendirebiliriz.

Her biri kendine has özellikler barındıran on altı “farklı” öykü okuyoruz İstanbul 2099 derlemesinde; ortak payda ise, gelecek tasavvurlarının distopyaya yakın durması. 

  -        -     
Canlı Yayın
Şimdiki
Sıradaki
Sıradaki
Sıradaki
...