Işıl Karaelmas
Türlerin Yaşam Hakkı'nda Işıl Karaelmas ve Melike Dirikoç, savaşların doğal hayata ve insan dışı hayvanlara olan etkileri üzerine konuştu.
Kaz tüyü mont, kaşmir kazak satın almadan önce şunu soralım: Soğuktan korunmak için bir hayvanın kürkünü çalmamıza, cildini yüzmemize veya tüylerini yolmamıza gerek var mı?
Sömürüsüz, çevreci ve daha sağlıklı bir dünyada yaşamak bizim elimizde.
Dünyada bir grubun diğeri üzerinde tahakküm kurabildiği eşitsiz olan bu düzeni değiştirebilmek için bu ayrımcılıkların tek bir tanesi için mücadele etmek yeterli değil, tutarlı da değil.
İyi haber şu ki, aslında feragat ettiğimiz bir şey olmuyor. Sadece sürdürülebilir, bitkisel alternatiflerin hangileri olduklarını öğrenip onları kullanıyoruz.
Hayvan kullanımı sebebiyle insanlara bulaşan hastalıklara tarihten birçok örnek vermek mümkün. Brusella, tüberküloz, domuz gribi, deli dana, kuş gribi, salmonella, leptospirosis hatta şarbon gibi hastalıklar hayvanlardan ve hayvanların sütünden dahi bulaşabiliyor.
Tüketmek yerine üreten pozisyonda da olabiliriz. Örneğin bazı yiyeceklerimizi, temizlik ve kozmetik ürünleri, giysileri kendimizin yapması da mümkün.
En fazla tüketilen hayvansal ürün olan inek sütünün marketlere gelene kadarki yolculuğunu ve sütün esas sahiplerinin nasıl hayatlar yaşadıklarını biliyor musunuz?
Çok iyi bildiğimiz ama pek de iyi tanımadığımız bir kuş türünden, Latince adıyla Gallus Gallus Domesticus’tan bahsedeceğiz. Yani Türkçede bildiğimiz ismiyle tavuk.
Hayvanlar için mücadelesine 9 yaşındayken başlamış, tür ayırt etmeksizin tüm hayvanların özgürce yaşama haklarına sahip çıkmış ve bunun için ömrü boyunca var gücüyle çalışmış olan henüz 32 yaşındaki Burak Özgüner'i 10 Kasım 2019 günü büyük bir üzüntüyle uğurladık. Burak Özgüner Türlerin Yaşam Hakkı programına bu sene 7 Ağustos ve 30 Ekim tarihlerinde iki defa konuk olmuş ve yakından takip ettiği, bizzat çalışmalarına katıldığı TBMM Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu'nun raporunu değerlendirmişti.