Chris Hedges ile ilgili içerikler
Julian Assange'ın son duruşması
Sevgili Aklıselim Baba
Dehşet, Dehşet
Gazze’nin Çocuklarına Mektup
İsrail'in Filistinliler için Nihai Çözümü
Tüm Vahşileri Yok Edin
Gazze: Bir açık hava hapishanesi
İsrail'in Aldatma Kültürü
“Bayanlar baylar, soykırıma buradan buyrun”
"Filistinliler İsrail'in onlara öğrettiği şiddet dilini konuşuyor"
Toplumsal cinayet çağı
Yönetici elitler, giderek hızlanan, hissedilir hale gelen ekolojik çöküşe rağmen bizi ya anlamsız jestlerle ya da inkârcılıkla yatıştırıyorlar.
Chris Hedges: Büyük Sanrı
Trump gibi bir demagogun yükselişinden ve kâr amaçlı sağlık endüstrimizin baş etmeyi başaramadığı bu pandemiden almamız gereken asıl ders, hem ülke hem de insanlık olarak kontrolü kaybetmekte olduğumuzdur.
Chris Hedges: Direnişin bedeli
Direnişin, gerçek direnişin bedeli çok, ama çok ağırdır. Varoluş tehdidiyle karşılaştıklarında muktedirler sözde adaleti dahi ortadan kaldırırlar.
Amerika'nın kanlı toprakları
Politikanın merkezi dağılıp giderken, halkın öfkeden kudurmuş, kutuplaştırılmış kesimleri hızla birleşip bütünleşiyor.
Siyonizmin Filistin’i sömürgeleştirmesi
Siyonistler, saikleri anti-semitizme dayanan Batılı emperyal güçlerin desteği olmaksızın Filistinlileri asla sömürgeleştiremezlerdi. İkinci Dünya Savaşının sonuna kadar 6 milyon Yahudi’nin katledilmesine yol açan azgın bir Avrupalı anti-semitizm olmasaydı Yahudilerin çoğu İsrail’e kaçmazdı.
Dünya Gezegenine Elveda Derken
Gezegen bizim şiddetli saldırımız altında Antroposen (İnsan Çağı) adı verilen bir döneme geçiş yapmakta. İnsanların sayısı 7 milyarın üstüne tırmanmış durumda. Karşılıklı bağımlılık ilişkisi içinde olan hava, su, buz ve kayalar değişim geçiriyor. Hararet yükseliyor. Antroposen, büyük olasılıkla insanlar ve diğer türlerin çoğu için yok oluşla ya da kitlesel bir soy tükenişi ile sonuçlanırken, aynı zamanda bilinen yaşam biçimlerinin büyük çoğunluğunu devre dışı bırakacak iklim koşulları yaratacak.
Chaco Vadisi, Chaco Dünya
Yerleşik ya da medeni hayat dediğimiz şey dünya yüzünde 10 bin yıldan az bir süredir var sadece. O çok özel ve olağandışı toplumsal kurgumuz, evren için bir nano saniyeden ibaret. Çok kısa ve ölümcül bir deneyden ibaret birşey de olabilir pekâlâ. Belki de Franz Kafka’nın yazdığı gibidir: “Umut var da; bizim için değil.”
Cinsel Tacizden Çok Daha Fazlasını Hedef Alan Bir Kadın Ayaklanması
Muktedir erkeklere yöneltilen cinsel saldırı suçlamalarının ağızları sulandıran ve müstehcen detaylarını davul zurnayla ilan eden basın, asıl hikâyeyi gözden kaçırıyor:
Belirtileriyle Değil, Hastalığın Kendisiyle Savaşalım
Küresel kapitalizm hastalığı, gezegenimizin her yerinde aynı sonuçları yaratıyor. Demokratik kurumları zayıflatarak veya tamamen ortadan kaldırarak, onları oligarşik güçlere ve büyük şirketlere boyun eğmeye zorluyor.
Direnmenin Bedeli
Direniş yalnızca karanlığın güçleri ile çarpışmak demek değildir. Direniş, tam ve bütünleşmiş bir insanoğlu ya da insankızı olmaya ilişkin birşeydir. Direniş, yenilsek bile meydan okumanın insana getirdiği bir iç özgürlük olduğunu, hatta belki de görüp göreceğimiz tek özgürlüğün ve gerçek mutluluğun bu olduğunu kabul eder.
Kendimizi Yiyip Bitiriyor ve Hasta Ediyoruz
“Basit gerçek şu ki, beslenme tarzımız son 50 yıl içinde kökünden değişmiş durumda. Beslenme biçimindeki bu değişimler halk sağlığına sigara içmek kadar büyük bir tehdit oluşturuyor. Fazla yağ, fazla şeker ya da tuz, kalp hastalıklarına, kansere, obeziteye ve diğer öldürücü hastalıklara doğrudan bağlanabilmektedir ve bağlanıyor da. Toplamda, Amerika Birleşik Devletleri’nde başlıca 10 ölüm sebebinden altısının beslenme tarzımızla bağlantılı olduğu saptanmıştır."
Kendimize Yalan Söyleyip Durursak İklim Değişikliği ile Savaşmamız İmkânsız
İklim değişikliğinin yaratacağı kasvetli geleceği gözüpeklikle kabullenen bir kederi kucaklamalıyız. Her türlü direniş eyleminden –o nafile bir eylem olsa bile –bir zafer çıkartmak zorundayız. Afrikalı-Amerikalılar belki de yalnızca ezilenlere özgü bir kavrayışla anlıyorlar ki, şahsiyetimiz ve haysiyetimiz, bizleri ölümün pençesine hapsetmiş olan habis güçleri adlı adınca adlandırıp, onlara direnebilme yeteneğimizle ölçülecektir.
Budalalar Dünyaya Hükümdar Oldu
Dağılıp gitmekte olan medeniyetlerin son günlerinde budalalar dizginleri ele geçirir. Budala generaller ülkeyi batıran kazanılması imkânsız sonsuz savaşlara girişir. Budala iktisatçılar zenginler için vergi indirimleri, yoksullar için sosyal hizmet kesintileri talep ederken ekonomik büyüme masalları anlatır...
Amerikan Cinneti
Yalanlar öyle bir atmosfer yaratır ki, bu ortamda herkesin yalan söylediği varsayılır. Hakikat şüpheli ve müphem bir hale bürünür. Anlatılanlara, doğru oldukları için değil, hatta kulağa doğru gibi geldikleri için bile değil, duygusal bakımdan cazip oldukları için inanılmaya başlanır. Sistemli bir şekilde yalan söylenmesinde esas amaç, Arendt’in yazdığı gibi “bizatihî insan doğasının dönüştürülmesi”dir. Yalanlar eninde sonunda, büyülü düşünceye teslim olan ve olup bitene aldırmaktan vazgeçen halkta bir uyurgezerlik halini besleyip büyütecektir.