Hasan Cemal ile ilgili içerikler
Savaş değil barış, ölüm değil hayat, silah değil diplomasi...
Şehitlerin sorumlusu kim? Savaş değil barış isteyenler mi? Yoksa sen misin?
Baskıya, zulme, istibdata, despotluğa, diktatörlüğe ya da faşizme açılan yol...
Yakınlarda okuduğum bir kitap. Bu yılın başlarında New York'ta çıktı. İngilizce adına gelince: "The Road to Unfreedom". Türkçe'ye nasıl çevrilebilir?
Muhalefet kendini yenilerse, güç birliği yaparsa, demokrasi mücadelesini örgütlerse...
Muhalefet ne yapacak? Despotluğa karşı demokrasi, hukuk ve özgürlük mücadelesinde muhalefet birleşebilecek mi?Güç birliği yapabilecek mi? Kendisini yenileyebilecek mi muhalefet? Evet, 24 Haziran bir son değil, bir başlangıç.
Demokrasi, hukuk ve özgürlük mücadelesinde yeni bir başlangıç... Soru ve sorun da şu: Bu demokrasi mücadelesini muhalefet örgütleyebilecek mi?
Selo Başkan'dan demokratik ittifak çağrısı: Millet İttifakı, demokrasi ittifakına dönüşmeli!
24 Haziran'da Meclis çoğunluğunu muhalefet kazanır. Cumhurbaşkanlığı seçimleri 2. tura kalır ve Erdoğan kaybeder.
Yeni dönemin muhalefeti AKP olur. Selo Başkanı'nın bu sözlerinin altını çiziyorum.
Hadi gelin, demokrasi devrimi yapalım, sivil darbe dönemine halkın oylarıyla nokta koyalım!
Bu ülkelerde seçim sandığından çıkan ve güçlenen despotluğaTürkiye'de halkın oylarıyla geçit verilmeyecek.
Halkın oylarıyla bunu yapabilirsek, despotluğa karşı demokrasi bayrağı Türkiye'de dalgalanırsa, biz de tarihimizde ilk kez demokrasi devrimi ile tanışmış oluruz.
Bileklerine acımasızca kelepçe vuruluyor, üç satır yazıdan dolayı kelepçe...
Bakışlarımı kaçırıyorum. Bir an Ahmet Turan Alkan'la göz göze geliyoruz. "Boşver Hasan Cemal" diyor gülerek, "Biz alıştık artık..." Mümtazer Türköne bileklerini kelepçeye uzatırken bana gülümsüyor. Dün öğle vakti, Çağlayan Adliyesi.
Ruhlara daha fazla nefret aşılamayın, bırakın Ezhel özgürlüğüne kavuşsun!
Bu kafayla, bu yasakçı zihniyetle, ruhlara durmaksızın aşılanan nefretle barış içinde yaşanmaz.
Muharrem İnce'nin barış ve demokrasi için zincirleri kırabiliriz sözüne katılıyorum!
İnce'nin sözlerinin altına ben de imzamı atıyorum. Barış ve demokrasi için, hukuk ve özgürlük için zincirleri kırıp bir büyük koalisyonda buluşmak üzere...
Çağlayan'da hüzün ve sevinç!
Çağlayan'da geçirdiğim iki uzun günün sonunda cuma akşamı çıkan mahkeme kararları...
Demokrasiler nasıl ölüyor?
Amerikan Time dergisinin kapağına bakıyorum: Putin, Erdoğan... Bu ikili son birkaç yıldır ne kadar çok yan yana getiriliyor. Özellikle demokrasilerin nasıl tökezlediğini, nasıl çöktüğünü anlatan makale ve kitaplarda Putin ve Erdoğan isimleri sık sık birlikte anılıyor.
Ahmet Türk'ün öfkesini anlıyorum...
Sevgili Ahmet Türk'ün öfkesini anlıyorum, HDP'yi dışlayarak demokrasi bloku olmaz.
"Millet ittifakı"nı kuran dört parti, başta CHP, bu gerçeğin ne kadar farkında?
Ya da CHP bu gerçeğe sırtını dönerek, Erdoğan gitse bile, Türkiye'de demokrasi yolunun açılamayacağını görmüyor mu?..
Muharrem İnce'nin havası, hitabeti öyle ki, meydanları dalgalandıracağı anlaşıyor, ama ya HDP baraja takılırsa?..
Bu satırları öğle vakti Brüksel'de İstanbul uçağını beklerken yazıyorum. Havalimanına gelmeden önce önce televizyonda Kılıçdaroğlu-İnce ikilisini izledim. Verdikleri demokrasi mesajları gayet iyiydi. Demokrasi ve hukuk açısından Erdoğan'a dönük eleştirileri yerindeydi.
Haydi gelin, bir ilki başaralım ve hep birlikte demokrasi bayrağını ellerimizin üstünde yükseltelim!
Nasıl bir ülkede yaşadığımız, dün gece Cumhuriyet'e yağdırılan cezalarla bir kez daha çırılçıplak gözler önüne serildi.
Seçim sandığından bir padişah çıkmasına karşıysak...
Millet egemenliği, demokrasi, hukuk ve özgürlükler açısından hayati bir seçim bu. Muhalefet partilerinin birtakım önyargıları, bazı saplantıları şu bir iki gün içinde bir yana bırakmaları şart. Ve birinci tur için tek bir cumhurbaşkanı adayı üzerinde anlaşmaları gerekiyor. Böyle bir uzlaşmanın yaşamsal olduğunu defalarca vurgulamak lazım.
Abdullah Gül ve bir demokrasi manifestosu...
CHP'nin İyi Parti'ye 15 milletvekiliyle verdiği destek, hem 24 Haziran hem demokrasi adına olumlu bir gelişmedir.
Kılıçdaroğlu'nu kutluyorum.
Sevgili Osman Kavala, yalnız değilsin, yanındayız!
Canını sıkma kardeşim; Yalnız değilsin; Yanındayız! Türkiye'deki hukuk, özgürlük, insan hakları mücadelemiz hep birlikte devam edecek.
Zarrab davası, Erdoğan'ın vücut kimyasını bozmuş durumda!
Önce Kılıçdaroğlu'nun şu açıklamalarına kulak verin:
Cumhuriyet ve demokrasiyi korumak için Silivri'deyiz!
Adalet, demokrasi, hukuk ve özgürlük kalelerini teker teker düşüren bir iktidar var karşımızda: Erdoğan iktidarı.
Bütün bunlar kimin marifeti, Erdoğan'ın mı, Merkel'in mi?
Türkiye artık özgür bir ülke değil. Demokrasiden uzaklarda. Merkezi Londra’da olan Freedom House'un (Özgürlük Evi) bu yılki raporuna göre durum içler acısı.
Cumhuriyet'in Nuray Mert kararını kınıyorum!
Türkiye'nin demokrasi, hukuk ve özgürlük mücadelesinde Cumhuriyet gazetesine ihtiyacı var. Türkiye'de hak hukuk ve özgürlüklerin yerle bir edildiği bir dönemde, Cumhuriyet'te Nuray Mert'in köşesinin kapatılması can sıkıcı bir gelişme...
Keşke olmasaydı. Bu kararı kınıyorum.
Cumhuriyetçiler'in tahliyesine hayır demek, hukuk cinayetine ortak olmaktır!
Cumhuriyetçiler'in demir parmaklık arkasında bir dakika bile kalmasına rıza göstermek, tahliyelere hayır demek bu hukuk cinayetine ortak olmaktır.
Kılıçdaroğlu, diktaya karşı birinci sınıf demokrasi talebiyle tarih yazdı!
Kemal Kılıçdaroğlu hem büyük Adalet Yürüyüşü’yle, hem muhteşem Maltepe mitingiyle tarih yazdı. Bir adalet, bir demokrasi, bir hukuk ve özgürlük manifestosu yayınladı. Korku duvarlarını yıkmaya başladı. Demokrasinin, hak, hukuk ve özgürlüğün önünde dikilen duvarlara ölümcül darbeler indirdi.