Aşırılıklar Gezegeni
Aşırılıklar Gezegeni: 19 Ağustos 2016
“Bazıları kalkınmanın akmasa da damlar teorisi olarak adlandırılan teorilere yani serbest bir piyasanın desteklediği ekonomik büyümenin dünyaya daha çok adalet ve kapsayıcılık getireceğine inanmaya devam ediyor. Şimdiye kadar gerçeklerle asla doğrulanmamış olan bu fikir, ekonomik gücü elinde bulunduranların iyi niyetine ve halihazırdaki mevcut ekonomik sistemin kutsallaştırılmış işleyişine duyulan acemi ve safça bir güvenin ifadesi. Tabii bu arada dışlanmışlar hâlâ beklemede. Başkalarını dışlayan bir yaşamı sürdürme hevesi ya da bu bencil ideali canlı tutma hevesi, kayıtsızlık günümüzde küreselleşmiş durumda.” Papa Francisco
Aşırılıklar Gezegeni: 22 Ağustos 2012
Her geçen gün artarak küreselleşen endüstriyel ekonomi yerkürenin her yanından ham maddeleri topluyor, üretim ve işleme maliyetlerinin en düşük olduğu yerlere götürüyor ve buralarda üretilen ürünleri uzak pazarlara gemilere yükleyip naklediyor. Dünyayı bir nakliye rotası ağı dahilinde birbiriyle kesişen yollar boyunca baştan sona kat eden bu ekonomik faaliyet, bol miktarda bulunan ucuz enerjiye dayalı. Her adım atık üretiyor – bu atıkların bir kısmı hava kirliliği olarak atmosfere yayılıyor; kimi yerel su yollarına karışıyor, kimi de toprağa sızıyor. Dünyaya alınıp satılabilen bir mal gibi, sanki insanların kullanması için var olan bir kaynak deposu gibi davranan bir kültür tek kullanımlık bir kültür ve bu kültür sürekli kullanılıp atılacak ürünler üretiyor. Bu kültürün mirası da katı atık sahalarında yığınlar halinde biriken, tüm yer küreye dağılan ya da denizlerde deveran eden sonsuz bir katı atık – çöp - akışı .
Aşırılıklar Gezegeni: 23 Ağustos 2016
“Basit bir dille söylersek atık ve üretim sistemlerimizi yeniden yönlendirip, kullandığımız Şeylerin dağıtım, tüketim ve ortadan kaldırma biçimlerini – bazen buna al – yap – at modeli diyorum - değiştirmediğimiz sürece, şu haliyle ekonomi gezegenimizi öldürecek.” Annie Leonard
Aşırılıklar Gezegeni: 16 Eylül 2016
“Dev göktaşı çarpmaları ya da benzer felaketler dışında, Dünya günümüzde var olan insan kaynaklı bu yıkıcı güç gibi bir güçle daha önce hiç karşı karşıya kalmamıştı. Aşırı nüfus artışının ve bu yüzyıl içinde Dünya’daki türlerin yarısının yok olmasına sebep olabilecek savurgan tüketim anlayışımızın yarattığı bir darboğazdayız.” E. O. Wilson
Aşırılıklar Gezegeni: 29 Eylül 2016
Modern tekno-endüstri toplumu, -esas olarak fosil yakıtlardan sağlanan, ucuz ve kesintisiz, her an kullanıma hazır muazzam bir güçle- yani enerjiyle çalışır. 1800’lerde, Endüstri Devrimi’nin henüz başlarındayken dünyada insan nüfusu kabaca 1 milyar kadardı. Bu sayıya ulaşabilmek, bir tür olarak başlangıçtan itibaren tüm ömrümüzü almıştı. Sadece sonraki iki yüzyıl içindeyse, sayımız 7 mislinden fazla, kişi başına enerji tüketimimiz de 30 katı arttı. Belli ki bir tür olarak, nüfusumuzun artışını ve ekonomik büyümeyi sağlayacak enerji kaynaklarını kullanmak konusunda müthiş bir zekâya sahibiz. Ama bunun maliyeti nedir? Enerji sektörü, dünyada tarım dışında, herhangi bir faaliyetten çok daha büyük bir alanı kullanıyor ve etkiliyor. Öyle görünüyor ki, bu uğurda yapamayacağımız hiçbir şey yok, hiçbir toprak parçası enerji üretimi için sömürülemeyecek kadar kıymetli değil. Bir yandan bütün dünyada toprak parçaları daha fazla enerji ve yakıt için çılgınca bir telaşla harap edilirken, gezegende milyarlarca insan hâlâ daha sağlıklı bir yaşam ve daha iyi bir gelecek için kullanabileceği bu enerji kaynaklarına erişemiyor.
Aşırılıklar Gezegeni: 2 Haziran 2016
Yanılgısı önündeki tercihi görünür kılacak kadar güçsüzleşti.
Aşırılıklar Gezegeni: 11 Ağustos 2016
Çıkarılacak, rafine edilecek, işlenecek, nakledilecek, milyonlarca insana hizmet edecek ürüne dönüştürülecek (ve en nihayetinde atığa dönüşecek) var olan tüm hammaddelerin hacmi insanın hayal gücünü aşacak miktarda. Lakin hesaplanamayacak bir rakam da değil bu. Bu tür bilgileri toplamak için yapılan çalışmalar son yıllarda artan şekilde kapsamlı bir hale geldi ve tüm bu çalışmalar çeşitli ‘ekolojik ayak izi’ analizi değerlendirmeleri ile birleşince insanlığın dünya üzerindeki küresel etkisinin ne olduğuna dair net bir resme ulaşmamız mümkün oldu. Bu ulaştığımız resim oldukça nahoş. Beşikten mezara, hammaddeler ürünlere dönüşürken ‘madde işleyiş süreci’ olarak adlandırılan bu süreç ekolojik hasara sebep oluyor. Dünyaya verilen bu zararın altında da daimi ekonomik büyümenin gelişme ile eşanlamlı olarak algılanması yatıyor. Fazla gelişmiş dünyada her daim hazır ve nazır olan reklamcılık sektörü sürekli aşırı tüketim etiğini ateşlemekte. Gelişmekte olan dünyada, yoksulluk, toplumsal adaletsizlik gibi son derece ciddi sorunlar geleneksel topluluk yapılarını güçlendirecek programlar yerine, yanlış bir şekilde toplukları ‘modernize’ etmek adı altında gerçekleştirilen çalışmalar ile çözülmeye çalışılıyor ve bireyler her geçen gün büyüyen küresel tüketim toplumunun birer parçası haline geliyorlar.
Aşırılıklar Gezegeni: 12 Ağustos 2016
"Şu endüstriyi ‘yeşilleştirme’ çabası … bir şekilde gençleri tüketmemeye değil, daha sorumlu bir şekilde tüketmeye ikna edebilirler; bu reklamcılık endüstrisinin kendini kurtarmak için ortaya attığı bir fikir… Hâlâ kavrayamadıkları temel bir çelişki var. Bu temel çelişki de bizim artık aslında tüketmeye ihtiyacımız olmadığı, yıllık geliri 500 bin dolar olan bir endüstrinin bize daha fazla tüketmemiz gerektiğini söylemesine de hiç ihtiyacımız yok. Zaten halihazırda yeteri kadar tüketiyoruz biz." Kalle Lasn
Aşırılıklar Gezegeni: 15 Ağustos 2016
Gelişmekte olan dünyada Batı tüketimin yanında nüfus sorunu insan sayısından kaynaklı daha önemsiz bir sorun gibi algılanıyor. Buna karşılık gelişme topluluğunda, gelişmekte olan dünyanın sorunlarının çözülmesi için gerekli tek çözüm olarak düşünülen şey Batı’nın aşırı tüketimini körükleyen sürdürülemez ekonomik modelin gelişmekte olan dünyaya ihraç edilmesi.
Aşırılıklar Gezegeni: 16 Ağustos 2016
“Zenginlik olarak gözüken şey aslında altın yaldızlı geniş ölçekli bir tahribat göstergesinden başka bir şey değil.” John Ruskin
Aşırılıklar Gezegeni: 17 Ağustos 2016
“Tüketimcilik insan doğasının tarih boyunca var olmuş bir niteliği değil, kapitalizme has bir ürün.” Juliet B. Schor
Aşırılıklar Gezegeni: 18 Ağustos 2016
“Dünyada bazı değiştiremeyeceğimiz şeyler var… mesela yer çekimi, entropi, ışığın hızı… ve bizim biyolojik doğamızın bedensel ve ruhsal sağlığımız için temiz havaya, temiz toprağa ve biyoçeşitliliğe ihtiyacı var. Biyosferi korumak öncelikli hedefimiz olmalı, aksi halde hastalanır ve ölürüz. Diğer şeyler; kapitalizm, serbest girişim, ekonomi, para birimleri ve pazar doğal şeyler değiller. Onları biz icat ettik. Kesin ve değişmez değiller ve hepsini değiştirebiliriz. Ekonomiyi biyosfer karşısında yüceltmek, daha mühimmiş gibi davranmak son derece manasız.” David Suzuki
Efendi İnsan (Dirilen Mesel) 14
Rüzgârda hışırdayan yaprakların ve gülen çocukların sesi tüm dünyaya yayıldı ve hayat ağacı büyüyüp gökyüzüne doğru uzandı.
Efendi İnsan (Dirilen Mesel) 13
Balinalar taciz edilmeden derinliklerde şarkılarını söylediler.