Eksi Otuz
Ayşe Mutlusen'in vizöründen genç bir sinemacının sektörde var olma çabası
Müzik sektöründe mentorsuzluk, gatekeeping ve değişim önerileri
#13 Romalı Türkler sahnede
Yerli gruplarımızdan TurkodiRoma’nın üyeleri Büşra Kök ve Can Serezli, yeni yılın ilk gününde genç birer sanatçı olarak her şeyin nasıl başladığını anlatıyor. Müzik sektörünün Türkiye ve yurtdışındaki farklı yaklaşımları hakkında deneyim kazandıktan sonra yerel sahnedeki gerçekliği değiştirmek isteyen grup, değişimin ancak beraber olabileceğini söylüyor. Konunun sadece aşk değil ama hayata dair her şey olan şarkı sözleri, Pandemi zamanındaki yatak odası kayıtlarıyla birleşince karşımıza yıkılmaz bir enerji yaratıyor. TurkodiRoma, durmaksızın devam eden üretimleriyle, yeni bir devrin grubu.
Büşra Kök and Can Serezli, members of the Turkish band TurkodiRoma, recount how it all began for them as young artists on the first day of the new year. After gaining experience about the different approaches to the music industry in Turkey and abroad, the group, wanting to change the reality of the local scene, says that change can only happen together. Their lyrics, which are not just about love but about everything in life, combined with their bedroom recordings during the pandemic, create an unstoppable energy. With their relentless production, TurkodiRoma is the band of a new era.
#28 İpek Biçer mimari ve müziğin kavuşumunda Frankhan’ı anlatıyor
18.yüzyıldan günümüze gelmiş Levanten bir yapı olan Frankhan, Selectist’in müdahalesi ile son birkaç yıldır İstanbul’un yeni müzik sahnelerinden birine ev sahipliği yapıyor. Elektronik müzikten, dünyaca ünlü DJ’lere uzanan programlaması bir yana, Karaköy’ün merkezinde caz festivallerine de alan açan mekan, gençlerden oluşan ekibi sayesinde gündemin nabzını da tutmayı biliyor. İpek’in gözünden dinliyoruz.
Frankhan, a Levantine building dating from the 18th century, has been hosting one of Istanbul's newest music scenes for the past few years thanks to Selectist's intervention. Beyond its programming ranging from electronic music to world-renowned DJs, the venue, located in the heart of Karaköy, also provides space for jazz festivals and, thanks to its young and dynamic team, keeps its finger on the pulse of current events. We hear it through İpek's eyes.
#14 Eda Recalar, yoksa Lu the Ethereal mı demeliydim?
Lu the Ethereal, sihirli bir kişiliğin sahnede içinden gelenleri haykırarak söylediği bir fantezisini onu dinleyenlere aktarmak için yanıp tutuşuyor. İzmir’de yaşayan sanatçıların kendi kollektifleri ve birlikte üretmelerinden yola çıkan sohbetimiz, ister istemez sosyal medyada üretilen yersiz eleştirileri ve kendi sesini oluşturmanın zorluklarına kadar ilerliyor. İlk albümü Unknown ile karakterini keşfe çıkan Lu, erkekliğin egemenliğini sürdürdüğü underground rap dünyasında bir kadın sanatçı olarak sesini fazlasıyla iyi kullanıyor. Bu bölümün sonundaki canlı performansı da, buna en iyi örnekti!
Lu the Ethereal is burning with the desire to share her fantasy with her audience, a fantasy where a magical personality shouts out her innermost feelings on stage. Our conversation, starting with the collective and collaborative production of artists living in Izmir, inevitably delves into the unwarranted criticism generated on social media and the challenges of creating one's own voice. Lu, who explored her character with her first album, Unknown, uses her voice exceptionally well as a female artist in the male-dominated underground rap world. Her live performance at the end of this segment was the best example of this!
#29 Dilara ve Kerim’in bataklık çiçeği: Nelumbo Studios
Kadıköy’de bir sanat alanı olarak faaliyete başlayan Nelumbo Studios, Kerim Arslan ve Dilara Altınkepçe Arslan’ın ortak çabalarıyla her türden sanatçı için ortak bir güvenli alan olması için başlıyor, bugünlerde ise çok yönlü bir galeri olmanın haricinde kendini keşfetmek isteyen ve keşfedilmesi gereken genç sanatçılar için başlattığı Green Lotus projesiyle önde gelen bir topluluk mekânı haline gelmiş.
Nelumbo Studios, which began operating as an art space in Kadıköy, was founded by Kerim Arslan and Dilara Altınkepçe Arslan with the aim of providing a safe and shared space for artists of all kinds. Today, beyond being a versatile gallery, it has become a leading community space with its Green Lotus project, launched for young artists who want to discover themselves and who deserve to be discovered.
#15 Selim Cizdan’ın iç içe geçmiş sahneleri
Performansçı, dansçı ve çiçeği burnunda müzisyen Selim ile, aslında planımıza hiç uymayan ama konuştukça açılan, kendine yeni bir yön belirleyen bir sohbet yaptık. Performansçı olmak, biri olmakla ilgili, biri olmak emek vermekle… Sahnenin öncesi ve sonrası, prova dediğimiz alan ve seyircinin karşısındaki hâl, birbirinden çok farklı iki hissi kucaklıyor. Deneme ve yanılma, yanılma ve deneme, daha çok deneme, deneme… Deneme. İşte şimdi biri olmaya yakınız..
We had a conversation with Selim, a performer, dancer, and budding musician, which didn't quite fit our plan but unfolded as we talked, charting a new course for itself. Being a performer is about becoming someone, and becoming someone requires effort… The time before and after the performance, the rehearsal space, and the moment in front of the audience—these two experiences embrace two vastly different feelings. Trial and error, error and trial, more trial and… Trial. And now, we're close to becoming someone…
#30 Gözde Sivişoglu, Caz Ağı Derneği'ni anlatıyor
Caz Ağı Derneği, Türkiye’de caz ve doğaçlama müzik alanında bir topluluk kurma isteğiyle yoluna başlamış ve geçtiğimiz beş senedir bu amaçla çalışmalarını yürütmüştü. Uzun süredir konuştuğumuz sektörün gençleşmesine dair en güncel örneklerden biri olan Caz Ağı Derneği’nin yönetim kurulu değişimini ve güncel caz sahnesinde topluluk olmak üzerine konuştuk sevgili Gözde ile.
The Jazz Network Association started its journey with the desire to create a community in the field of jazz and improvisational music in Turkey, and has been working towards this goal for the past five years. We talked with Gözde about the change in the board of directors of the Jazz Network Association, one of the most recent examples of the sector's rejuvenation that we've been discussing for a long time, and about what it means to be a community in the contemporary jazz scene.
#16 Defne Erdoğan’ın Harikalar Diyarı’ndaki Bağları
Çiçeği burnunda turist rehberi Defne’nin turist rehberliği konusunda motive olması da aslında İstanbul’un kaybolan değerlerinden biri olan üzüm bağları ve şarap kültürü. Yerel tarihin iletkeni konumundaki rehberlerin turizmin çarklarından ayrılarak kendi istedikleri yolda ilerlemeleri gerektiğini ve böylece yaratıcılıklarını kaybetmeyeceklerini konuşuyoruz. Kazanç ve tüketim çılgınlığının yönlendirdiği turizm, artık o kadar da kültürle ilişkili değil… Biz değiştirene kadar!
Defne, a budding tourist guide, is motivated by a deep connection to Istanbul's disappearing vineyards and wine culture. We discuss how guides, as custodians of local history, should break free from the constraints of tourism and forge their own paths, thus preserving their creativity. Tourism, driven by profit and consumerism, is no longer so intertwined with culture… until we change that!
#31 Mesrure Melis Bilgin Koen’in gözünden performans sanatları yönetimi üzerine
İstanbul Bilgi Üniversitesi Sahne ve Gösteri Sanatları bölümünün Doktora Öğretim Görevlisi Melis, bölümün tarihini ve kültür sanat ekosisteminde üstlendiği rolü anlatıyor. Neredeyse tamamen alaylı olmak üzerinden ilerleyen kültür-sanat endüstrisi, kendine akademik bir yol arayan veya tam anlamıyla eğitim almak isteyen insanlara yeni bir yol açan Sahne ve Gösteri Sanatları bölümünün güncel hayatta gençleşen bir kurum olarak varlığını sürdürmesini konuştuk.
Melis, a PhD lecturer in the Department of Performing Arts at Istanbul Bilgi University, discusses the history of the department and its role in the arts and culture ecosystem. We talked about how the Performing Arts department, which opens a new path for those seeking an academic career or a full education in a culture and arts industry that relies almost entirely on self-taught talent, continues to exist as a rejuvenated institution in contemporary life.
#17 bihter bihter’e karşı, alter egoyla yeldeğirmenlerine karşı bir sohbet
Tek başına araba sürmek gibi düşündürten tek başına program yapma fikri, birçok kişi tarafından önerildikten sonra sezonun son programı olarak kendimi anlatmaya karar verdim. Ancak bu kadar ben merkezli olmak can sıkıcıydı, o yüzden son yıllarda yayınlanan önemli raporlara dair verileri de beraberimde getirdim ve birkaç yere dikkat çektim. Mesela, kültür sanatı en fazla tüketen yaş grubu 18-24 olmasına rağmen, hiçbir raporda en fazla fikri alınan onlar grup değil… Olsun :(
The idea of doing a solo program, which feels like driving a car alone, was suggested by many people, so I decided to present myself as the last program of the season. However, being so self-centered was annoying, so I brought along data from important reports published in recent years and pointed out a few things. For example, although the 18-24 age group consumes the most culture and arts, they are not the group whose opinions are most sought in any report… Oh well 🙁
#18 Emre Erbirer ev sahipliğinde CreativeMornings İstanbul dinliyoruz
CreativeMornings İstanbul, yaratıcı insanları bir sabah programında bir araya getirmeyi düşünerek 2008’de New York’ta kuruluyor. 2015’ten beri ise İstanbul ayağı düzenleniyor, sevgili Emre, İstanbul’daki topluluğun ev sahibi olarak neredeyse on yıldır bu maceraya tanıklık ediyor. Birbirini tanımayan ama yaratıcı bir masada buluşmak isteyen onlarca kişi her ayın son cuması bir araya gelerek şahsi hikayelerinden birbirilerine ilham oluyorlar. Peki gençler bunun neresinde?
CreativeMornings Istanbul was founded in New York in 2008 with the idea of bringing creative people together in a morning program. Since 2015, the Istanbul branch has been organized, and our dear Emre, as the host of the Istanbul community, has been witnessing this adventure for almost a decade. Dozens of people who don't know each other but want to meet at a creative table come together on the last Friday of every month, inspiring each other with their personal stories. So where do young people fit into all this?
#3 | Begüm Ars müzik sektöründe fotoğrafçı olmayı anlatıyor | Eksi Otuz
Müzik fotoğrafçısı Begüm Ars ile genç bir fotoğrafçı olmayı konuştuk. O anlattı ben dinledim… bazen yorum da yaptım (güzel esprilerle). Devlet üniversitesinde ekipman eksikliğiyle fotoğrafçılık okumak, mentör yokluğu ve tutkularını yaşatmak için fedakarlık yapmak sektörün normali olmuş durumda. Bunlar değişmeli ve nasıl? Sevgili sponsorlar ve markalar, bakın burası önemli! Dinleyelim…
We talked with music photographer Begüm Ars about becoming a young photographer. She told me, I listened... sometimes I commented (with nice jokes). Studying photography due to the lack of equipment at the public university, the absence of mentors and making sacrifices to keep their passions alive has become the normal of the sector. These should change and how? Dear sponsors and brans, see, it’s quite important here! Let's listen...
#19 Denizhan Çay, İstanbul Fringe Festival’i ve performans sanatlarını anlatıyor
Yürütücü Direktor Denizhan, bu sene 8. yaşına girerek ilkokula başlama çağına ulaşan İstanbul Fringe Festival’in genç sanatçılar ve izleyicilerle kurduğu katılımcı yaklaşımı anlattı. Birçok festivalin katılımcı olduğunu iddia ettiği bir sektörde, gerçekten izleyicisiyle ve sanatçılarıyla sürdürülebilir bir ilişki kuran İstanbul Fringe, sadece iyi bir örnek olmakla kalmıyor, aynı zamanda sanat dünyasında öteki veya Fringe anlamına da gelen “saçak”larda kalan performans sanatına ve sanatçılarına gerçekçi bir alan açıyor. Gönüllülük ilişkilerinin festival komitesine dönüştüğü Fringe, her anlamda örnek alınması gereken bir festival. Bu sene, 19-26 Eylül’de sahnede izleyin!
Executive Director Denizhan discussed the participatory approach that the Istanbul Fringe Festival, celebrating its 8th anniversary this year, has established with young artists and audiences. In a sector where many festivals claim to be participatory, Istanbul Fringe, by truly building a sustainable relationship with its audience and artists, not only serves as a good example but also creates a realistic space for performance art and artists who remain on the fringes, or "fringe," in the art world. Fringe, where volunteer relationships have transformed into a festival committee, is a festival to be emulated in every sense. See it on stage this year, September 19-26!
#4 Ahmet Alan Van’dan bildiriyor: Müzisyenlik bir hikâyedir | Eksi Otuz
Sevgili dostum ve müzisyen Ahmet Alan, Van’da başlayan ve İstanbul’a uzanan yolculuğunu anlatıyor. Nota bilmeden girilen sınavlar, bir gecede Türk Marşı… Sonuçta genç bir müzisyen olan Ahmet, grupları adına kayıt almak, albüm yayınlamak ve kendi müziğini yurtdışına çıkartmanın yollarını arıyor. Biraz gülüyoruz biraz da Ahmet masada ritim tutarak şovunu yapıyor…
My dear friend and musician Ahmet Alan recounts his journey, which began in Van and extended to Istanbul. Exams taken without knowing the notes, the Turkish March in one night… After all, Ahmet, a young musician, is looking for ways to record for his bands, release albums, and export his own music. We laugh a little, and Ahmet puts on a show by tapping the rhythm on the table.