Apaçık Radyo

Yayın dönemi bilgisi bulunamadı.

Aşırılıklar Gezegeni

Pis Su 4
14 Ekim 2016
<p>“Alberta’yı Kuzey’in Nijerya’sı gibi düşünebiliriz.... (Tabii yine de Alberta’da çok daha fazla beyaz insan yaşıyor ve Kanada ordusu petrolünü korumak için henüz kimseyi öldürmedi.) Her iki bölgenin de ekonomisi gittikçe daha fazla petrolün hükmü altına girdi. 2009 yılında Nijerya günde 2.1 milyon varil, Kanada ise 1.9 milyon varil petrol ihraç ediyordu. Çevre koruma açısından petrol endüstrisine getirilen kısıtlamalar hem Nijerya’da hem Alberta’da çok gevşek ve her iki yerde de yerli halk, Nijerya’da özellikle Ogoni, Alberta’da da Cree halkı petrol endüstrisine karşı canlı başla mücadele ediyorlar.” Winona LaDuke, Martin Curry </p>
Pis Su 3
13 Ekim 2016
<p>“Bu gezegende sihir diye bir şey varsa eğer o da suyun içinde gizli.” Loren Eisley</p>
Pis Su 2
12 Ekim 2016
<p>“İyi su, iyi hayat demek, kötü su kötü hayat. Su yoksa hayat da yok.” Sir Peter Blake</p>
Pis Su 1
11 Ekim 2016
<p>Su hayattır. Onsuz mahvoluruz. Temiz su ve sağlıklı denizler insanlığın geleceği için elzemdir, ancak endüstriyel büyüme ekonomisi çok büyük miktarda suyu hovardaca kirletiyor ve boca edilen atıklarla okyanusları çöplüğe dönüştürüp, bu denizlerdeki yaşamı tehdit ediyor. Bu eziyet belki de kısmen o çok eski mitostan, denizlerin sonsuz olduğu, bolluk ve bereketinin insanın yapıp ettiklerinden muaf olduğu fikrinden kaynaklanıyor. Bu, sayıca pek az olduğumuz ve aletlerimizin de basit olduğu zamanlar için doğru da olabilir; ama aşırı kalabalık olduğumuz ve okyanusların endüstriyel balıkçılığın ulaşamadığı bir parçasının dahi kalmadığı günümüzde doğru değil. Kibirli, gururu şişkin insanın tatlı su kaynakları üzerinde gittikçe artan baskısı doğaya gittikçe daha az yer bırakıyor ve milyarlarca insanı su kıtlığı riskiyle karşı karşıya bırakıyor.</p>
Enerji Afeti 8
10 Ekim 2016
<p>“Nükleere ‘dönüş’ hakkındaki büyük soru sadece böyle bir aymazlığın bedelini kimin ödeyeceği değil, neden bu saçmalığa gerek olduğu. Neden piyası bozup dönüştürelim, bu hatalı alışverişi, zar zor sahip olunan kaynakları kazanandansa kaybedene –çok daha yavaş, maliyetli, zahmetli, riskli bir ara ürüne- aktaran hakkaniyetsiz seçimleri sürdürelim ve sebep olduğu onca problem için neden bu kadar yüksek bir bedel ödeyelim?” Amory Lovins</p>
Enerji Afeti 7
7 Ekim 2016
<p>“Enerji konusunda, büyüme odaklı sistemin doğasındaki tutarsızlık ve çelişkilerin artık yok sayılamayacağı boyuta geldiği bir kriz aşamasındayız, ertelenen bedelleri ödeme vakti geldi çattı. Asıl sorun sadece yanlış enerji kaynaklarını kullanmamız değil –ki öyle yapıyoruz- ya da ziyankâr, tahripkâr ve beceriksiz oluşumuz da değil –ki aslında öyleyiz-, asıl problem fazlasıyla güçlü oluşumuz ve doğayı ezip sömürmemiz.” Richard Heinberg</p>
Enerji Afeti 6
6 Ekim 2016
<p>“Tüm ekolojik problemlerimiz, sahip olduğumuz teknolojilerin beklenmedik ve zarar verici sonuçlarıdır. Teknolojinin daha önce yarattığı sorunları çözerken mucizevi bir şekilde yeni ve beklenmedik sonuçlara yol açmayacağına inanmamız için bir neden yok.” Jared Diamond</p>
Enerji Afeti 5
5 Ekim 2016
<p>“Vahşi nehirleri devasa barajlar aracılığıyla yok etmek, insanlığın enerji ihtiyacına bulduğu yanlış çözümlerin en açık seçik olanlarından biri. Modernite bu ihtiyacı gereksiz derecede abartıyor; elektrik üretimi de genellikle çok ciddi bir olumsuz ekolojik etki yaratıyor ve bu enerjinin nasıl fuzuli ve manasız biçimde kullanıldığıysa hayret verici. İnsanlık tarihindeki bu noktada gerçekten ölüm kalım meselelerine kör ve sağır kalma yetimiz en önemli özelliklerimizdwn biri haline gelmiş durumda. ” Juan Pablo Orego</p>
Enerji Afeti 4
4 Ekim 2016
<p>"Ekolojik kriz iki gövdesi olan bir ağaç gibi düşünülebilir. Gövdelerden biri, atmosferde birikerek ısıyı hapseden gazlar aracılığıyla dünyaya yaptıklarımızı temsil ediyor; onu izleyerek kuraklıklarla, sellerle, asitlenen okyanuslarla, yok olan mercanlarla ve tükenip giden canlı türleriyle karşılaşıyoruz. Diğer gövde ise, toksik kirleticilerle gezegenimizin kimyasını bozarak  kendimize ve diğer canlılara yaptıklarımızı temsil ediyor. Her iki gövdenin de kokünde fosil yakıtlara olan ekonomik bağımlılığımız var; esas olarak kömüre (bitkisel fosiller) ve petrole (hayvansal fosiller) bağımlyız." Sandra Steingraber</p>
Enerji Afeti 3
3 Ekim 2016
<p>“Güneybatı Virginia’da düpedüz savaş alanında yaşıyoruz. Dağları havaya uçurmak için günde üç buçuk milyon pound, yani 1500 tondan fazla, patlayıcı kullanılıyor, her gün... Toplumumuzu, evlerimizi dinamitliyor, bizi zehirliyor, yıldırmaya çalışıyor. Yoksulluğu o kadar önemsemiyorum, ama dinamitlenmiş ve zehirlenmiş olmayı önemsiyorum. Ölü bir gezegende hiç kimse için iş yok.” Juddy Bonds</p>
Enerji Afeti 2
30 Eylül 2016
<p>“Dünyanın kömür rezervi enerji meselesini daha da içinden çıkılmaz hale getiriyor, çünkü bize sahte bir güven duygusu veriyor; ‘eğer doğal gaz ve petrol biterse hemen kömüre geçeriz; temiz kömürün yolunu bulursak, ucuz ve bol bir enerji kaynağımız olur,’ diye bakıyoruz. Gerçekte ise, karşı karşıya olduğumuz çifte bela; tükenmekte olan petrol ve gittikçe yaklaşan küresel iklim değişikliği bizi modern yaşamımızı yeniden şekillendirmeye zorlayacak. Daimi kömür bağımlılığımızın en korkunç yanı akciğerlerimize, dağlarımıza ve hatta iklimimize yaptıkları değil, zihnimize yaptığı şey; düşünce şeklimizi değiştirmemize ihtiyaç olmadığı yanılsamasını sürdürmemize neden oluyor.”  Jeff Godell</p>
Enerji Afeti 1
29 Eylül 2016
<p>Modern tekno-endüstri toplumu, -esas olarak fosil yakıtlardan sağlanan, ucuz ve kesintisiz, her an kullanıma hazır muazzam bir güçle- yani enerjiyle çalışır. 1800’lerde, Endüstri Devrimi’nin henüz başlarındayken dünyada insan nüfusu kabaca 1 milyar kadardı. Bu sayıya ulaşabilmek, bir tür olarak başlangıçtan itibaren tüm ömrümüzü almıştı. Sadece sonraki iki yüzyıl içindeyse, sayımız 7 mislinden fazla, kişi başına enerji tüketimimiz de 30 katı arttı. Belli ki bir tür olarak, nüfusumuzun artışını ve ekonomik büyümeyi sağlayacak enerji kaynaklarını kullanmak konusunda müthiş bir zekâya sahibiz. Ama bunun maliyeti nedir? Enerji sektörü, dünyada tarım dışında, herhangi bir faaliyetten çok daha büyük bir alanı kullanıyor ve etkiliyor. Öyle görünüyor ki, bu uğurda yapamayacağımız hiçbir şey yok, hiçbir toprak parçası enerji üretimi için sömürülemeyecek kadar kıymetli değil. Bir yandan bütün dünyada toprak parçaları daha fazla enerji ve yakıt için çılgınca bir telaşla harap edilirken, gezegende milyarlarca insan hâlâ daha sağlıklı bir yaşam ve daha iyi bir gelecek için kullanabileceği bu enerji kaynaklarına erişemiyor.</p>
Yitik Yaban 12
28 Eylül 2016
<p>“Dünyayı paylaştığımız 250 bin tür bitkinin dörtte üçü üremek için yaban polen taşıyıcılara ihtiyaç duyuyor. Nerede yaşıyorsanız yaşayın, etrafınıza baktığınızda gördüğünüz hayat, bu polen taşıyıcıların mühendisliğinde gelişen bir hayattır. Sonra etrafınıza şöyle bir daha bakın ve ıstırapı çekmekte olan dünyayı görün. Bal arıları bu yaban polen taşıyıcıların tarımımıza katkı sağlama görevini üstlenmiş olabilirler ama geri kalan 249 bin 900 tür bitkinin çiçek açmasını sağlamak için ellerinden gelen pek bir şey yok onların da. Bu yerli böceklerin görevi. Henüz ilk baktığınızda göremediğiniz bir tehlike mevcut, o da bu böcek türlerinin neslinin de üç büyük tehlikenin kıskacında olduğu; habitat kaybı, tarım ilaçlarından kaynaklanan zehirlenme ve egzotik, dışarıdan gelen türler.” Rowan Jacobsen </p>
Yitik Yaban 11
27 Eylül 2016
<p>“Belki küresel ısınmaya uyum sağlayabiliriz, hatta belki karadaki canlıların kitlesel olarak yok olmasına rağmen hayatta kalmayı da becerebiliriz. Ama benim ekolojik bir gerçek olarak bildiğim bir şey var; o da okyanusları öldürürsek bizim de öleceğimiz.” Kaptan Paul Watson </p>
Yitik Yaban 10
26 Eylül 2016
<p>Elbette ki insanların kaderi ile hayvanların kaderi aynıdır. İkisini de aynı son bekliyor:  Biri nasıl ölüyorsa, öteki de öyle ölüyor. Hepsi aynı soluğu taşıyor. Kitab-ı Mukaddes,  Vaiz 13:9 </p>
Aşırı gelişen, aşırı kalabalıklaşan, hedefi şaşan gezegenden sözler, fotoğraflar...

Biyoçeşitliliğin kaybı, iklim değişikliği gibi acil ve  devasa küresel sorunlarla karşı karşıyayız. Biz insanlar birbirimize ve üzerinde yaşadığımız biricik ve kıymetli gezegenimize, Dünya'ya karşı sorumluluğumuzu  farkına varmalıyız.

Global Population Speak Out tarafından yayımlanan Overdevelopment, Overpopulation, Overshoot / Aşırı Gelişme, Aşırı Kalabalık, (Ş)aşırı Hedef*  başlıklı kitap içindeki olağanüstü fotoğraflar ve sözlerle bu konuda farkındalığımızı arttırmak için benzersiz bir kaynak.

Bu kitaptan hergün bir cümle, bir fotoğraf...

Global Population Speak Out'un kampanyasına ulaşmak için tıklayın: https://populationspeakout.org/


* Population Media Center / Population Institute, Editör: Tom Butler

  -        -     
Canlı Yayın
Şimdiki
Sıradaki
Sıradaki
Sıradaki
...