Aşırılıklar Gezegeni
Hastalanan dünya feryat figan ettiğinde, içinde bulunduğu amansız durumu anlatmaya çalıştığında, Efendi İnsan, dünyanın bu gittikçe kötüleşen hastalığını görmezden geldi. Taa ki hastalık artık inkâr edilemez hale gelene dek.
Efendi İnsan, nehirleri uysallaştırdı, atomu böldü, dağların başını kesti, dünyayı yakıt damarı olduğunu düşündüğü her yerinden bıçakladı.
Hiçbir yer kutsal değildi. Tabiatın her karışı Büyüme Tanrısı’na hizmet etmek için daha fazla enerji isteyen, bir türlü doymak bilmeyen canlının açlığı karşısında savunmasızdı.
Bacalar gökyüzünü kararttı.
Çayırlar sayısı sürekli artan insan kitlelerini besleyen fabrikalara dönüştürüldü.
Ağaçların yerini kanayan ağaç kökleri aldı.
Denizlerin içi boşaldı. Balıkların yerini çöpler aldı.
Her geçen gün dünya Efendi İnsanın çoğalan sayısı ve yaptıkları yüzünden daha da fakirleşti, dönüştü.
Kimi sesler daimi olarak sustu. Bu seslerin yerini makinelerin toprağı kazma, karıştırma, toprağı yaralama sesleri aldı. Ve bu sesler balinaların delirmesine sebep oldu.
Bu yığınlar dünyanın farklı yerlerine yayıldıkça, diğer canlıların şarkılarının sesi azaldı, duyulmaz oldu.