Popüler Müzik
Bu haftaki programımızın teması bu. Daha az gevezelik, belki daha az bilgi, buna karşın; daha sakin, sükûnet içinde müzik, daha çok boşluk, daha fazla derinlik… Sükût ne demek? Susma, konuşmama, söz söylememe, sessizlik… Ya sükûnet? Durgunluk, dinginlik, hareketsizlik, huzur, rahatlık…
Bu hafta gerilere uzanıyoruz, rock ve pop müzik dünyasının en babaları arasından yaptığımız bir seçkiyi dinletiyoruz. Onlar olmasaydı, bugünkü müzik çok farklı olurdu, hiç kuşkusuz. 30 yıla yakın bir aralıkta, ağırlıklı olarak İngiltere kaynaklı grup ve şarkıcıların, en hit parçalarının yanı sıra, daha az dikkat çekmiş örneklerini de paylaşıyoruz.
Her açıdan kritik ve heyecanlı günler geçiriyoruz. İlk kez Türkiye’ye dokunan, yolu bir şekilde bu coğrafyadan geçen şarkıcı ve gruplardan müzik dinletiyoruz, programımız içinde. Türkiye’ye yüzünü dönmüş, Türkiye’de konuşlanmış, bazen de yolu Türkiye’den geçen müzisyenler var bu hafta… Bir ‘Türkçe müzik’ programı sayılmaz bu yüzden.
İşte yine 2. programımızdaki listeye geri döndük, anahtar kelimelerimiz yine benzer: çingeneler, sirk müziği, Balkanlar, akordiyonlar, ska ritmleri ve dans… Klezmer müziğinin olmazsa olmazları; kemanlar ve klarnetler… Bu hafta dinlediğiniz müzikle yerinizde duramadığınıza eminiz.
Bu haftaki parçaların büyük çoğunluğu akustik, en azından akustik bir anlayışla yapılmış şarkılardan oluşuyor. Enstrümanları daha doğal sesleriyle duyduğunuz, yumuşacık, ruhtan kopup gelmiş parçalar… Geçen haftaki programın devamı gibi biraz da… Farklılıklarıyla tabii.
Açık Dergi'de bu akşam, ‘Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma’ suçundan hakkında 5-10 yıl hapis istenen rap müzisyeni Ezhel'in davasını konuşuyoruz, zira iddianame açıklandı ve dava 19 Haziran'da görülecek! Konuğumuz avukat Fuat Ekin.
Bu programın anahtar sözcükleri de bunlar… Bir hamağınız varsa, sallanırken programı dinleyebilirsiniz. En azından dinlerken arkanıza uzanın ve keyfinize bakın. Gözleriniz yavaşça kapanırken, bugün başınıza gelenleri tamamen unutuyorsunuz.
Bu hafta daha fazla elektrik gitar var. Parçalar, çok sert olmasa da belli bir tavır taşıyorlar. Tabii daha çok ‘alternatif rock’ ve ‘indie-rock’ janrında… Bilinçli aylaklık sohbetinde ise bu kez ‘göz gastronomisi’ terimine ve siber-flanör kavramına değiniyoruz.
Bu haftaki programın anahtar sözcükleri bunlar... Yine 'indie', genç ve enerjik, yapıldıkları zaman dilimini aşan şarkılar çalıyor Flanörün Seyir Defteri'nde. Bilinçli aylaklık üzerine sohbeti de kaldığımız yerden sürdürüyoruz.
Gözünüzü kapatın, gökkuşağı renginde bereler giymiş insanları, yüzünüzdeki akşamüstü meltemini ve havadaki dişil enerjiyi hissedin. Portekizce, İtalyanca, Fransızca, İngilizce ve Arapça şarkılardan oluşuyor bu haftaki programımız...