Apaçık Radyo

İnsanlık Hâli

Anlatıdaki Hakikat'in bu haftaki konusu "Delilik ve Tımarhane Anlatıları" idi. Konuğumuz akademisyen Fatih Artvinli ile deliliğin ve tımarhanelerin edebiyatta temsili üzerine söyleştik.

Hrant Dink anısına düzenlenen Boğaziçi Buluşmaları’nın (Hrant Dink Memorial Lectures) bu seneki konuğu filozof Etienne Balibar'dı. Balibar, "Şiddet Zamanlarında Demokrasi ve Özgürlük” başlıklı konuşmasına Hrant Dink’in “korku bilmez cesaretine” duyduğu saygıyı ifade ederek, “doğruluğunu hakikatten alan bir cesareti” sergilediğini söyleyerek başladı. İçinde yaşadığımız bölgede “genele yayılmış aşırı şiddet halinin” demokrasiye evrilmesi için, “demokrasi ve medeniyet koşullarına ilişkin stratejileri baştan düşünmenin” aciliyetini belirterek, özgürleşmenin ve herkesin ortak çıkarına olan bir siyasetin olanağı için sorumluluk ve risk almanın önemini vurguladı. Balibar’la konuşmasının hemen ardından buluştuk.

Yaya (Türkçe): Piyade (Farsça): Memleketimizde şehirlerde tehlike içinde olan bir canlı türü.

Açık Bilinç’te bu hafta sorumuz şuydu: Kötülük içimizde mi? Sosyal Psikoloji tarihinin en tartışmalı çalışması sayılan Stanford Hapishane Deneyi, bu çalışmanın öncülleri olan Milgram Deneyi ve Adolf Eichmann Davası çerçevesinde, zulüm ve kötülüğün doğası, suça teşvik eden hiyerarşik güç yapıları ve bireysel sorumluluk konularını ele aldık.

 

Zıt ikililerde bu hafta Yürümek-Durmak sözcüklerine başladık. 

 

Bu hafta Babil’den Sonra programımda iki kardeş müzisyen konuğumuzdu: Selim ve Kerim Altınok. Altınok Kardeşler'in yaşamı gerçek bir inat hikâyesi. Çok küçük yaşlarda görme yetilerini kaybetmelerine rağmen ailelerinin de yaratıcı desteğiyle, hiçbir zaman bıkmadan, usanmadan, her an güzel olan şeylerin peşi sıra gitme cesaretini gösterip, hayata sıkı sıkı sarılarak bütün zorlukları birlikte aşmışlar ve “karanlığın renginin aslında beyaz olduğunu” yaşamlarıyla kanıtlamışlar.

İyi ve Kötü zıt ikilisinin 8 programı sonunda vardığımız onlarca sözcükten, akla karanın bazan birbirine karıştığını, sıfatların görecelik barındırdığını, zaman içinde değişime uğrayabildiğini gördük. 

İyi ve Kötü programlarının 7.sinde vardığımız sözcükler...

İstanbul Sanat Merkezi, şehrin ressamları, tiyatro ekipleri, müzisyenleri ve partilerine ev sahipliği yaparken, bu çeşitliliği sağlayan kültür kısmının yanında toplumsal hareketlere de ev sahipliği yapmıştı. Bu ekiplerden biri günümüzde ismi iyi bilinen ama kendisi pek 'konuşmayan' ilginç bir örgütlenme biçimi: Adsız Alkolikler. Ekibin 28 yıllık üyesi Mehmet Bey, Tarlabaşı Bulvarı'nda yer alan Manastır'da 1995'ten itibaren en az 4-5 yıl geçirdiklerini anlatıyor ve 'Günümüzdeki binalardan farklı olarak bir ruhu vardı, başka bir yere girdiğini hissederdin" diyor. Adsız Alkolikler ekibi içinde ise mekân 'han' olarak anılıyor. Programda Adız Alkoliklerden Mehmet Bey'i ve Betül Hanım'ı ağırlıyoruz.

Kötülük mitine eleştirel bir bakış

  -        -     
Canlı Yayın
Şimdiki
Sıradaki
Sıradaki
Sıradaki
...