Açık Gazete: 4 Nisan 2018
Belirsizlikler Yumağı mı? “Devrim Günü” mü?
Mersin’de yapılması planlanan Akkuyu nükleer santrali’nin temeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin’in Ankara’dan sanal olarak “katıldığı” bir törenle atıldı. Akkuyu Projesi’nin:
• Temelinin neden liderler tarafından bizzat inşaat yerinde değil, 500 km uzaklıktaki Ankara’dan video konferans yoluyla atıldığı;
• Yerinin güvenli olduğu yani aktif fay hatlarına yakınlığı dolayısıyla deprem riski bulunup bulunmadığı;
• Kıyısına inşa edileceği Akdeniz suları sıcaklığının verimlilik, ek maliyet ve ek risk sorunları bulunup bulunmadığı;
• Sınırlı çalışma iznini takip etmesi –ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu TAEK’in vermesi– beklenen inşaat lisansının ne zaman alınacağı;
• Gerekli tüm izinlerin verilmesinden itibaren 4 üniteli projenin 1. ünitesinin öngörülen 2023 yılında işletmeye alınıp alınamayacağı;
• Diğer 3. ünitenin, bunu takiben hangi tarihte tamamlanmış olacağı;
• Toplam maliyetin –telaffuz edilen rakamlardan biri olan– 20 milyar doların üstüne çıkıp çıkmayacağı;
• Tamamının tamamlanmasından sonra, ülkenin elektrik ihtiyacının –yine telaffuz edilen oranlardan % 4’ünü mü, % 7’sini mi, yoksa % 10’unu mu karşılayacağı;
• Projenin ortaklık ayağında Rus enerji devi Rosatom ile Cengiz-Kolin ve Kalyon İnşaat şirketleri arasında yüzde 49 hisse devrini öngören protokolden C-KK’nın neden birden vazgeçtiği;
• Kolin İnşaat’in yakın zaman önce “Projede büyük belirsizlikler var” şeklindeki açıklamayı neden yaptığı ve açıklamayı takiben belirsizliklerin giderilip giderilmediği;
• Elektrik Üretim AŞ'nin (EÜAŞ) projeye yüzde 49'luk bir payla ortak olabileceği duyurulmasına rağmen, net bir açıklamanın neden gelmediği ve Rosatom’un yüzde 49'u devralabilecek ortak bulup bulamadığı;
• ÇED olumlu kararının iptali davasının reddi üzerine Danıştay’a yapılan temyiz başvurusunun ve yürütmenin durdurulması talebinin nasıl sonuçlanacağı;
• Böyle dev boyutlu bir projede, inşaat lisansının temel atma töreninden neden sadece 1 gün önce çıkarılabildiği;
• Santralin bırakacağı atıkların ne olacağı, özellikle yılda 120 tonu bulacak yüksek seviyeli radyoaktif atıkların, Plütonyum-239 gibi 244 bin yıl radyasyon yayan maddelerin ne olacağı;
• Rusya ile yapılan anlaşma teknoloji transferini garanti etmediği için, bu kritik meselenin geleceğinin tümüyle Ruslara kalmasının risklerinin ne olacağı;
• İşlerin yarıda kalması halinde, sipariş veren ülke Türkiye’nin ne kadar zarara uğrayacağı...
... Gibi pek çok konuda belirsizlikler hüküm sürüyordu.
***
Akkuyu projesindeki belirsizliklere ilişkin olarak ilk anda akla gelen bu 16 maddelik dökümün ardından, Akkuyu temel atma töreni üzerine 16 gazetenin 1. sayfa manşetlerinin dökümü ise şöyle:
• Türkiye’nin En İyi Gazetesi/Sabah: “Cumhuriyet’in Nükleer Gücü”
• Türkiye’nin Gazetesi/ Akşam: “Hedef 2023: Türkiye Nükleer Güç!”
• Yeni Türkiye’nin Geleceği/ Milat: “Yeni Türkiye’ye Yeni ‘Güç’”
• Dilde Fikirde İşte Birlik/Yeni Birlik: “Nükleer Güç İçin Dev Adım”
• Halkın Cesur Sesi/Güneş: “Türkiye Artık Nükleer Güç”
• Türkiye Türklerindir/ Hürriyet: “2023 Sözüyle Düğmeye Basıldı”
• Milli İradenin Sesi/Star: Türkiye Nükleer Enerji Liginde...Enerjik Devrim!
• Diriliş Postası: “Nükleer Devrim”
• Türkiye’nin Birikimi? Yeni Şafak: “...Tarihi Gün: Oyunun Kuralı Değişiyor”
• Yeni Akit: “... Batı ve Uşaklarının Yas Günü”
• Hakk İçin Yeni Söz: Tarihi Bir Ana Şahitlik Ediyoruz”
• Gücü Özgürlüğünde/ Haber Türk: “Türkiye İçin Milat”
• Bağımsız Günlük Gazete/Vatan: “Yüzyılın Temeli”
• Basında Güven/Milliyet: Akkuyu’ya İlk Harç”
• Harbi:Akkuyu Nükleer Santrali İçin İlk Harç”
• Ne Mutlu Türk’üm Diyene/Ortadoğu: Nükleer Çağa İlk Adım”
Özetle, belirsizlik filan yok ortada, “devrim” var.
Peki.
Vakanüvis ÖM